(193 S. K. m. 93) (1479 S. K. m. 50) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Dava, hukuki nitelikçe; 01.01.1989-31.12.1996 arası dönemde Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilerek, yapılan ödemenin karşılık geldiği 01.01.1989-31.05.1995 arası dönemde davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine hükmedilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda, davacının, Kadifekale Vergi Dairesi tarafından düzenlenen Sosyal Güvenlik Bilgi Formuna istinaden ve anılan vergi dairesi tarafından 01.01.1989 tarihi itibariyle tesis edilen ... 018 hesap no'lu gelir vergisi mükellefiyeti nedeniyle 08.01.1991 tarihinde intikal eden giriş bildirgesine istinaden 01.01.1989 tarihi itibariyle resen zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilip durumun kendisine 21.01.1991 tarihli yazıyla bildirildiği, oda ya da sicil kaydı veya şirket ortaklığı ya da nam ve hesabına dayalı bir faaliyeti bulunmayan davacının 11.02.1998 tarihinde tek kalemde 37.199.090 Lira prim ödemesinde bulunduğu, esasen vergi kaydının çiçek, bitki, tohum satışı işinden dolayı davacının karısına ait olup 31.12.1996 tarihinde sona erdiği, fakat 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 93. maddesi aile reisi olarak kadın eşin vergi beyan mükellefiyetini kocaya vermesi nedeniyle kocanın Bağ-Kur tescilinin bu çerçevede yapıldığının dosya kapsamıyla sabit bulunduğu anlaşılmaktadır.
1479 sayılı Kanunun, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla değişik 24. maddesi hükmüne göre; bir kimsenin zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olabilmesi için, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olması, gelir vergisinden muaf olanların ise meslek kuruluşuna kayıtlı bulunması gerekir. Davacının, uyuşmazlık konusu ve kabule konu dönemde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılamayacağı gibi, ilk prim ödemesinin 11.02.1998 tarihinde yapılmış olması nedeniyle anılan dönemde isteğe bağlı sigortalı da sayılamaz. Ne var ki; davacının 11.02.1998 tarihinden itibaren yapmış olduğu prim ödemelerine karşılık gelen sigortalılık süresi kurumdan sorulup gerekirse bilirkişi marifetiyle belirlenmek suretiyle, bu sürelerde ve ileriye dönük olarak davacının isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerekir. Bu belirleme yapılırken, 1479 sayılı Yasanın 50. maddesinde yer alan Bu Kanuna göre sigortalıların ödeyecekleri primler ve bağlanacak aylıkların hesabında, yirmidört basamaklı gelir tablosu uygulanır. (Değişik Cümle; 22/01/2004-5073 S.K./14. mad) Tabloda yer alan gelir basamakları her yıl 1 Ocaktan geçerli olmak üzere, önce yıllık programda öngörülen yıl sonu tüketici fiyat indeksi tahmini artış oranı kadar artırılarak bulunan tutara, gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızı tahmini artış oranı uygulanmak suretiyle belirlenir. Ancak yılı içinde tüketici fiyat indeksi artış oranının yılsonu için öngörülenden yüksek gerçekleşmesi halinde öngörülen oranın aşıldığı ayı takip eden aybaşından geçerli olmak üzere gelir basamakları Bakanlar Kurulunca yeniden belirlenir. hükmü de gözetilmeli öte yandan, 31.05.1995 sonrası dönem bakımından, davacının ilk hükmü temyiz etmemesi nedeniyle kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu ile HUMK'nun 74. maddesinde yer alan taleple bağlılık ilkesi de gözden uzak tutulmamalıdır.
O halde davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy