(506 S. K. m. 26) (4857 S. K. m. 77) (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü m. 2)
Dava: Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı Kurum, 13.07.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalı T. M.'ya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesi uyarınca davalı işverenden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece. Anayasa Mahkemesinin 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesine yönelik iptal kararı gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı işveren şirkete ait seramik fabrikasında çalışan sigortalı işçi T. M.'nın sol gözünün protez olduğu, 1995 yılından 2003 yılına kadar kazan dairesinde çalıştıktan sonra zararlandırıcı sigorta olayından bir süre önce fabrikanın doğalgaza geçişiyle birlikte bakım atölyesinde bakımcı yardımcısı olarak görevlendirildiği, 13.07.2004 tarihinde işyerinin kurutma bölümündeki konveyörün bant lastiğinin değiştirilmesinin ardından tambur ayarı için koruyucusu çıkarılan tamburun temizlendiği ancak bunun konveyör çalışır durumdayken yapıldığı, tamburdaki çamurları tornavida ile temizlemeye çalışan sigortalının elinin kayması ile lastikle tambur arasına sıkışarak yaralandığı anlaşılmaktadır. 31.03.2008 tarihli bilirkişi kusur raporunda yapılan işle ilgili talimat verilmemesi, denetim ve eğitim eksikliği gerekçeleriyle davalı işverenin kusuru %40, 29.05.2008 tarihli bilirkişi kusur raporunda ise; tamburların her iki yanında koruyucu olmaması, temizlik için çalışanlara uygun aparatlar verilmemesi, montaj tamamlanmadan tezgahın çalıştırılması gerekçeleriyle bu defa %60 olarak belirlenmiştir. Hal böyle olunca, anılan raporlar arasında açık çelişki bulunduğundan, yeniden kazanın meydana geldiği iş kolunda, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişilerden oluşacak kuruldan, 506 sayılı kanunun 26, 4857 sayılı Kanunun 77, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlenmiş kusur raporu alınarak, söz konusu çelişki giderilip, sigortalı ve işverenin kusur oran ve aidiyetlerinin gerçeğe uygun olarak tespiti gerekirken, eksik araştırma, inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 06.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy