(4721 S. K. m. 605) (743 S. K. m. 545)
Dava: Dava, maluliyet aylığı alan davacı Kurum sigortalısının, aylık alırken aynı zamanda SGDP'ne tabi çalışmasının tesbit edilmesi üzerine fuzuli ödenen 8.230,45 TL aylıklarının ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ilişkindir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Davalıların murisi A. Ç.'in çalışma gücünün 2/3'ünü yitirmiş olması sebebiyle 15.9.1997 tarihinden itibaren bağlanan maluliyet aylığını aldığı 2.4.2005 - 6.9.2005 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Destekleme Primine tabi olarak çalıştığı, bu sebeple de aylığının iptal edildiği ve davalılardan tahsili talebiyle bu davanın açıldığı, davalılardan murisin eşi H., eşinin aylık almaya başladığı tarihten itibaren hiç çalışmadığı iddiasında bulunduğundan bu iddiası üzerinde durularak mahkemece araştırma yapılmamış olması isabetsiz olup mahkemece yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin bulunduğu, özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu olduğu gözönünde tutularak, bildirilen çalışmalara ilişkin verilen işe giriş bildirgesi varsa üzerindeki imzanın ve varsa fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda benzerlik incelemesi yaptırılmalı, varsa ücret bordroları celp edilip imzaların murise aidiyeti araştırılmış, ilgili dönem bordroları da getirtilip davacının çalışmasını bilebilecek durumdaki bordro tanıkları veya aynı çevrede iş yeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, çalışmanın fiili ve gerçek olup olmadığı yöntemince araştırılmalı.
2- Diğer mirasçı davalılar A. ile A. B. Ç. vekilinin savunma ve iddiaları dikkate alındığında ise, murisin herhangi bir mal varlığının bulunmadığını ve terekesinin borca batık olduğunu, kendilerinin de ödeyecek güçlerinin bulunmadığını iddia ederek davanın reddini istedikleri görülmekle Medeni Kanunumuzun 545. (Yeni Medeni Kanunun 605.) maddesine göre, müteveffanın vefatı halinde terekenin borca batık olduğu şayi veya sabit olursa, mirasın red edilmiş olacağı varsayılmaktadır. Şu halde anılan sıfatları ve terekenin borca batık olup olmadığının sözü edilen yasa maddesi doğrultusunda araştırılıp irdelenmesinde yasal zorunluluk olduğundan davalılardan savunmaları çerçevesinde gösterecekleri kanıtlar sorularak, yöntemince yapılacak araştırma ve inceleme sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek eksik araştırma ve incelemeyle davanın reddedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalılara iadesine, 19.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy