(506 S. K. m. 26)
Dava: Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Davacı Kurum, meslek hastalığı sonucu %36 oranında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalı M. G.'a bağlanan gelirler ve yapılan ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının, 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesi uyarınca, davalı işveren şirketten rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, meslek hastalığının oluşumunda davalı işveren kusuru %75, ancak sorumluluğu %77, 5 alınmak, ayrıca 506 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesine yönelik Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı re'sen gözetilerek, ilk peşin sermaye değeri belirlenmek suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; işyerinin akümülatör imalat işyeri olduğu, 500 m2'den fazla kapalı alanda sert-ızgara kurşunu ve saf oksit kurşunu kullanıldığı, kurşun ızgara döküm ünitesinde ızgaradan çıkan kurşun toz ve buharının 25 cm. kalınlığındaki metal borularla eritme potasının 40 cm. çapındaki borusuna birleştirilerek cebri emişli fanla dışarı atıldığı, kurşunu toz haline getiren bir değirmenle plaka sıvama ve kurutma bölümünde fırınlar ve ayrıca montaj bölümü bulunduğu, kurşun konsantrasyon değerlerinin zarflama bölümünde yasal sınır olan 0, 15 mg/m3 den fazla olduğu, çalışanlara eldiven, çizme, maske ve önlük verilmiş olduğu, sigortalının kurşun zehirlenmesine bağlı olarak nöropati hastalığına duçar olduğu anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan, makine ve kimya mühendisleri ile hukukçudan müteşekkil üç kişilik heyeti tarafından tanzim edilen 21.04.2008 tarihli kusur raporunda; meslek hastalığının oluşumunda davalı işverene %75 kusur verilirken, %5 oranında da kaçınılmazlığın etken olduğu bildirilmiştir. Sigortalının kusuru ise; tanık beyanlarına göre çok fazla sigara içtiği ve içki kullandığı... sigara ve alkolün bünyenin direncini düşürdüğü ve sistematik etkileri... kendi sağlığını korumada dikkat ve titizliği göstermediği gerekçeleriyle %20 olarak belirlenmiştir.
Herhangi bir davranışın zararlandırıcı sigorta olayında sorumluluğa neden olabilmesi için sonuç ile arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Kusur raporunu tanzim eden heyetin tıp konusunda uzmanlığı bulunmadığı nazara alınarak, sigortalının sigara ve alkol kullanımı ile kurşun zehirlenmesine bağlı meslek hastalığı arasındaki illiyet bağının tıp doktoru bilirkişinin de katılımı ile kazanın meydana geldiği iş kolunda iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişilerden oluşacak kuruldan, yeniden kusur raporu alınmak suretiyle tereddüde mahal bırakmayacak ve denetime elverişli şekilde tespiti gerekirken, eksik araştırma, inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- 506 sayılı Kanun'un 26/1'inci maddesinde düzenlenen işveren sorumluluğu, kusur sorumluluğu niteliğinde olup, anılan maddede işveren sayılan sınırlı durumlardan; yani kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veya suç sayılabilir bir hareketinden sorumlu tutulmuştur.
İş kazası ve meslek hastalıklarının büyük bölümü işverenler tarafından iş sağlığı ve iş güvenliği konusundaki mevzuat hükümlerine uyulması ile önlenebilecek niteliktedir. Ancak kaçınılmaz dış etkenler ve kötü rastlantılar nedeniyle işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda hukuki ve teknik tüm gerekler yerine getirildiği halde iş kazası veya meslek hastalığı gerçekleşebilmektedir ki; bunlar kaçınılmazlık olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda; kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte bilimsel ve teknik kurallar ve olanaklar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen zararın kısmen veya tamamen meydana gelmesi durumu olarak tanımlanabilir. Bu gerçekten hareketle 506 sayılı Kanun'un 26/1'inci maddesine 06.08.2003 tarih ve 4958 sayılı Kanun'un 28'inci maddesi ile; İşçi ve işveren sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır hükmü eklenmiştir. Bu düzenleme gereği; kaçınılmazlığın varlığı durumunda işverenin rücu tazminatı sorumluluğunu aynı oranda sınırlandırması gerekecektir. Uygulamada kaçınılmazlık yüzdelik oran olarak belirlenmekte ve işveren bu orana tekabül eden zarar miktarından sorumlu tutulmamaktadır.
Somut olayda, %5 kaçınılmazlık tespit edilmiş ise de; mahkemece Yargıtay uygulaması soyut gerekçesiyle kaçınılmazlığın bir bölümünün davalı işverenin sorumlu olduğu orana eklenerek işveren sorumluluğunun belirlenerek karar verilmesi, yukarıda açıklanan hukuki olgular gereği, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 13.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy