(1479 S. K. Ek. Geç. m. 6, Ek. m. 19) (506 S. K. Geç. m. 20)
Dava ve Karar: Davacı, 26.11.1997 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olmadığının ve hizmet birleştirmesi ile 01.03.2005 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (devredilen SSK) tarafından bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun ve ödenen aylıklar nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacıya, askerlik borçlanma süresi, 506 sayılı Kanun kapsamındaki 3029 günlük prim ödeme gün sayısı ile, 12.11.1992 -15.02.1995 ve 11.04.1995 - 01.12.1998 tarihleri arası dönem için bildirilen 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süreleri birleştirilerek, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (Devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu) tarafından 01.03.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının (Devredilen Bağ-Kur Genel Müdürlüğü), yaşlılık aylığı bağlanmasından sonra ortaya çıkan belgelere göre, ticari araç işletmesi nedeniyle, davacıyı 12.11.1992 -10.06.2004 tarihleri arası ve 06.04.2005 tarihinden itibaren devam eder şekilde aktif sigortalı saydığı ve prim borcu çıkardığı; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının (Devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu) da, buna göre, yaşlılık aylığı tahsisini iptal ederek, ödenen aylıkları borç çıkardığı anlaşılmıştır.
1479 sayılı Kanunun 5754 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değiştirilen ve yürürlükte bulunan Ek Geçici 6. maddesinde, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar T.C. Emekli Sandığı Sosyal Sigortalar Kurumu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde belirtilen emekli sandıkları ile kanunla kurulu diğer emekli sandıklarınca kendilerine yaşlılık, malullük veya ölüm aylığı bağlananlar, 01/10/1972 tarihinden ibaren 1479 sayılı Kanun kapsamı dışında sayılırlar. Ancak, bu Kanuna tabi hizmet süreleri, diğer kurum ve sandıklara bildirilmiş ise bu hizmetler geçeni sayılacağı; Yine, 1479 Sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 22.2.2006 gün ve 5458 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değişik Ek 19. maddesinde, Bağ-Kur'a kayıt ve tescili yapıldığı halde 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların, bildirime karşın prim borcunu ödememeleri durumunda, tescil tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulacağı, prim borcuna ait sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyeceği, bu sürelere ilişkin prim tutarlarına Kurum alacakları arasında yer verilemeyeceği belirtilmiş olup; Mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 05.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy