(1086 S. K. m. 185, 187, 202, 389) (2926 S. K. m. 5, 36)
Dava: Davacı, ürün bedelinden yapılan tevkifat nedeniyle 2926 sayılı kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, murisi İbrahim Düşünceli'nin 01.08.1997-01.05.2003 tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin 5458 sayılı Yasa'dan yararlanması gerektiğinin tespitini istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- 2926 Sayılı Tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 5. maddesinde sigortalıların hak ve yükümlüklerinin Kuruma tescilden itibaren başlayacağı öngörülmüş olup, aynı yasanın 36. maddesi ile ürün tesliminde tevkifat yoluyla prim kesilmiş ise, tevkifatın yapıldığı dönemden başlayarak tarımsal faaliyetin bulunduğu dönemlerin tespiti olanaklı bulunmaktadır.
Davacı murisi, Çumra Ziraat Odasına 02.04.2003 tarihinden itibaren kayıtlı olup, uyuşmazlık konusu dönemlerde Temmuz 1997 yılında teslim ettiği ürün bedellerinden prim tevkifatı yapılmış olup; prim tevkifatının yapılmadığı 1998 ila 01.05.2003 dönemlerine ilişkin olarak, 2926 Sayılı yasanın 2, 3 vd. maddelerinde aranan yasal unsurların tespiti amacıyla, davacının, tarımsal faaliyetinin devam edip-etmediği yönünde, çiftçilik belgesinin bulunup bulunmadığı, başkasına ait arazide tarım yaptığının iddia edilmesi durumunda kira sözleşmeleri, banka veya kooperatiften çiftçilik kredisi kullanıp kullanmadığı, tarım müdürlüğünden tarımsal gelir desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, hangi ürünleri ektiği ve elde ettiği ürünleri nasıl değerlendirdiği vb. gereğince araştırılıp, sonucuna göre karar verilmelidir.
2- Dava açmanın maddi hukuk ve usul hukuku bakımından sonuçları, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 185, 187 ve 202. maddelerinde düzenlenmiştir. Usul hukuku bakımından bazı sonuçları kanunda açıkça yazılmış olmasına karşın, bazıları açıkça yazılı değildir. Yasada açıkça yazılı olmamakla birlikte dava açılmasının usul hukuku bakımından doğurduğu sonuçlardan biri de, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanmasıdır. Hüküm, uyuşmazlığın başladığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar gerçekleşmiş olayları kapsar. Özel bir nedeni olmadıkça davadan sonraki olayları ve hakları kapsamaz, aksi halde Usulün 389. maddesinde öngörülen ilkelere aykırı olur. Yerleşik Yargıtay içtihatları da bu yöndedir. Mahkemece, tespitine karar verilen süre sonu karar yerinde gösterilmeksizin karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
3- Davacı vekilinin, 29.06.2006 tarihli primlerin yapılandırılmasına ilişkin 5458 sayılı Yasadan yararlanmaya yönelik dilekçesi üzerinde 14.09.2006 tarih ve 279786 numarasının bulunduğu, davalı Kurumun 14.09.2006 tarih ve 279786 sayılı cevabi yazısında, davacının dilekçe tarihinin 14.06.2006 olarak belirtildiği, mahkemeye yazılan müzekkere cevabında, başvuru tarihinin 14.09.2006 olarak bildirildiği görülmekle; davacı vekilinin, primlerin yapılandırılmasına ilişkin 5458 sayılı Yasadan yararlanmaya yönelik dilekçesinin Kurum'a verildiği tarih, taraflardan araştırılarak, başvurunun süre geçtikten sonra yapılmış olduğunun anlaşılması durumunda, primlerin yapılandırılması isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
4- Davada, muris İbrahim Düşünceli için tespit isteminde bulunduğu halde, davacıyla ilgili tespite karar verilmiş olması, isabetsizdir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy