(1479 S. K. m. 35)
Dava: Davacı, 25 tam yıl prim borcunu ödediğinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine olan kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece; 08.03.1983-19.04.1983, 15.11.1986-22.11.1989 tarihleri arasındaki dönemde davacının isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine dair kabul kararı yerinde ise de; tahsis talebi hakkında yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. 1479 Sayılı Kanunun 35. maddesine göre, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için; sigortalının yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması gerekir. Dava dilekçesinde davacı 15.11.2005 tarihli dilekçe ile tahsis talebinde bulunduğunu bildirmiş olup, davacının kurumdaki şahsi sicil dosyasında; tahsis talebinin, 15.11.2005 olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, 25.08.2005 tarihli tahsis talebi kabul edilerek ve bu tarih itibariyle prim borcunun olup olmadığı araştırılmadan 01.09.2005 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Hal böyle olunca; davaya konu süreler de gözetilmek suretiyle 15.11.2005 tahsis talep tarihi itibariyle davacının prim borcunun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, prim borcu yok ise; takip eden aybaşı olan 01.12.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmelidir. Şayet prim borcu var ise; davacıya borcun ödenmesi hususunda mehil verilmeli ve usul ekonomisi yönünden yargılamanın devamı sırasında yapılan ödeme nedeniyle borcun ödendiği tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy