(2926 S. K. m. 5, 36)
Dava: Davacı, ürün bedelinden yapılan tevkifat nedeniyle 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- 2926 Yasanın 5. maddesi hükmüne göre; Yasada öngörülen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiş, anılan Yasanın 36. maddesi gereği olarak da, Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararıyla ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsili olanaklı kılınmıştır. İşte bu bağlamda sigorta primlerinin, ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle tahsili halinde kişinin yukarıda izah edilen 5. maddede yer alan anlamda sigorta başlangıcı olarak, bu tevkifatın özel kuruluşlara yapılan ürün tesliminde yapılmış olması durumunda, primin Kuruma intikal ettiği tarihi takip eden aybaşının alınması gerekir.
Davacıdan, ilk defa, Vertab unvanlı özel kuruluşa 06.05.1994 tarihinde teslim ettiği tütün ürünü bedelinden prim tevkifatı yapılmış olması karşısında, işbu tevkifatın Kurum hesabına intikal ettirilip-ettirilmediği araştırılmalı, ettirilmişse intikal tarihini takip eden aybaşından; aksi halde 1994 yılında tevkifatın yapılmadığı göz önünde tutulmak suretiyle, sonraki yıllarda yapılan tevkifatlar araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
2- Kabule göre de; davacının, davalı Kuruma kayıt ve tescilinin yapıldığı, buna göre, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan ve davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı 01.06.1999 tarihinden sonrası dönem için de tespite karar verilmiş olması, isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy