(2004 S. K. m. 72) (1479 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı vekili; sonucu itibarıyla davacının, 05.10.1983 - 01.09.1989 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, anılan istem yerinde bulunmadığı takdirde, bu döneme ilişkin olarak yatırılan sigorta primleri ve gecikme zammının yasal faiziyle birlikte geri alınmasına (istirdadına) karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece dava kabul edilerek, söz konusu dönemde davacının 1479 sayılı Kanun hükümlerine göre isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti yönünde hüküm kurulmuştur.
Hükmün, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1983 yılının Ekim ayında düzenlenen giriş bildirgesi üzerine, vergi kaydına dayanılarak, 01.01.1983 tarihi itibarıyla 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak tescil edilen davacının, 2004 yılının Ocak ayında tesis edilen işlemle 05.10.1983 - 01.09.1989 dönemine ilişkin sigortalılığının iptal edildiği, davacının uyuşmazlık konusu dönemde vergi kaydı bulunmadığı gibi, herhangi bir meslek kuruluşu veya Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğu üyeliğinin de olmadığı, sırasıyla 05.10.1983, 15.04.1992, 01.10.1996, 12.06.1997 tarihlerinde sigorta prim ödemesinde bulunduktan sonra 1997 yılından itibaren düzenli ödemelerini gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
Bu yönde davanın yasal dayanağı olan ve 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24 üncü ve 25 inci maddelerinde kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler, meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren zorunlu sigortalı sayılmış iken, anılan maddelerde 2229 sayılı Kanun ile yapılan ve 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, kendi adına ve hesabına çalışma olgusu sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir. Daha sonra, Kanunun 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla değişik 24 üncü maddesinin (1) numaralı bendinin (a) ve (h) fıkralarında, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların zorunlu sigortalı kabul edilebilmesi için, esnaf ve sanatkarlar gibi ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar yönünden vergi kaydı, gelir vergisinden muaf olanlar yönünden kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı bulunma koşulu getirilmiş; anılan madde 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla bir kez daha değiştirilip kapsam genişletilerek, gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar (vergi kaydı bulunanlar) veya esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı bulunanlar ya da kanunla kurulu meslek kuruluşunda usulüne uygun kaydı olanlar zorunlu sigortalı olarak kabul edilmiş, anılan düzenleme 4956 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar geçerliliğini korumuştur. 4956 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle değiştirilen hükümle zorunlu sigortalılık kapsamına yalnızca, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar alınmış, gelir vergisinden muaf olanlar yönünden ise Esnaf ve Sanatkar Sicili ile birlikte aynı zamanda kanunla kurulu meslek kuruluşuna yöntemince kayıtlı bulunma koşulları getirilmiştir.
Önemle vurgulanmalıdır ki; Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğu kaydı, kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı, gelir vergisinden muaf olmayanlar yönünden vergi kaydı, zorunlu sigortalılığın dayanak belgeleri niteliğinde olup, anılan kayıtlara sahip kişiler yönünden ancak, sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalma ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma olgularının birlikte gerçekleşmesi durumunda zorunlu sigortalılık söz konusu olabilir. Belirtilen kayıtların yokluğunda zorunlu sigortalılıktan söz edilemeyeceği gibi, anılan sigortalılık niteliğine sahip olunmadığı döneme/sürelere ait prim borçlarının daha sonraki tarihlerde Kurumca hatalı olarak geriye dönük tahsil edilmesi, ödemeler icra takibi sonucu gerçekleşmediği sürece ilgili yararına usulü kazanılmış hak olgusunu oluşturmayacağından isteğe bağlı sigortalılık da söz konusu olamaz.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun dayanağını oluşturan kaydı bulunmayan davacının herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmış kişi olarak kabul edilemeyeceği belirgin olup, çekişme konusu döneme ait sigorta primlerinin kendisinden icra takibi ile tahsil edilmediği, davacının anılan döneme ait prim borcunu 16.05.1997 günü yürürlüğe giren 4247 sayılı Kanun hükümleri kapsamında ödediği anlaşıldığından ve özellikle tescil işlemi tesis edilirken düzenlenen giriş bildirgesinde, 01.01.1983 günü başlayan vergi kaydının 05.10.1983 tarihinde sona erdiğinin belirtilmemiş olması da dikkate alındığında, davaya konu oluşturan Kurum iptal işlemi yerinde kabul edilmelidir. Bu bakımdan; sigortalılık sürelerinin hüküm altına alınmasına yönelik istemin reddine karar verilmeli, çekişme konusu döneme ait prim ve gecikme zammı toplamının yasal faiziyle birlikte geri alınmasına ilişkin talep yönünden ise 1479 ve 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yapılacak değerlendirme ile elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy