(506 S. K. Ek m. 6, Geç. m. 5) (854 S. K. m. 1)
Dava: Davacıları temsilen Türkiye Harb-İş Sendikası Kocaeli Şubesi Başkanlığı vekilince; davacıların 854 sayılı Kanun kapsamında gemi adamı niteliğinde çalıştıklarının ve giderek davalı işverene ait işyerindeki çalışmalarının itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektirir koşullarda geçtiğinin tespitine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, her bir davacının ilk işe giriş tarihlerinden itibaren 854 sayılı Kanun kapsamında gemi adamı niteliğinde çalışmakta olduğunun tespitine, 506 sayılı Kanunun geçici 5. maddenin 3. fıkrası gereğince itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine, bu yararlanmanın davacıların 506 sayılı Kanunun ek 6. maddesinde öngörülen 3600 gün çalışma süresinin gerçekleşmesi halinde uygulanmasına karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Yeşim Sayıldı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacıların aynı istemde bulundukları davada, davalı tarafların aynı olduğu görülse de, bu tür davaların özelliği gereği bireysel nitelikte olup, itibari hizmet talebinde bulunan her bir davacı yönünden gemi adamı olup olmadıklarının tespiti ve itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektiren koşullarda çalışıp çalışmadıklarının ayrı ayrı irdelenmesi gerekeceğinden, birlikte görülmeleri doğru değildir. Davaların bu bireysel özelliği gereği bireysel kalması gerekir. Davanın yürütülmesinde her bir işçinin yaptığı görevle ilgili olarak kişisel özellikleri öne çıkmaktadır. Davacıların talep konuları aynı olsa bile; davalılar, işveren ile Kurum hakkında tek bir dava dilekçesi ile açtıkları bu davada; olguların ayrı ayrı tespiti ve temyiz incelemesi sırasında kararın denetimi bakımından yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle birlikte açılan 22 davacının davasının tefrikine karar verilerek, ayrı ayrı yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm kurulmak üzere, kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacılar arasında müşterek dava arkadaşlığı bulunmadığından her davacının yasal harç ödeyerek ayrı dava açması gerekirken, 22 kişi tarafından birlikte açılan davanın yazılı şekilde sonuçlandırılması da, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy