(506 S. K. m. 3, 79) (5510 S. K. Geç. m. 7)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10.08.2000 - 10.07.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, çalışmanın 506 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca tarım işi kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekilince tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Alparslan Koçak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanunun 79. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
506 sayılı Kanunun 3. maddesinde tarım işlerinde çalışanların sigortalı sayılmayacakları düzenlenmiş ise de; anılan maddenin I-A bendinin (b) alt bendinde açıkça özel sektöre ait tarım ve orman işlerinde ücretle ve sürekli olarak çalışanların sigortalı sayılacağı açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının çalışmasının niteliğine ilişkin olarak mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Öncelikle davacının yaptığı iş bakımından 506 sayılı Kanunun 3/I-A maddesinde öngörülen istisnalar kapsamına girip girmediği, davacının çalışmasının niteliği ve süresi, mevsimlik mi devamlı mı olduğu, kesinti veya askıya alınma durumunun olup olmadığı ile birlikte araştırılmalıdır. Öte yandan, davalıya ait çiftliğin büyüklüğü, kapasitesi, başkaca işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı konularındaki beyanları arasında mevcut çelişkiler giderilmeli, zabıta marifetiyle belirlenecek ve davalıya ait arazinin durumunu, çalışan olup olmadığını bilecek durumda olanlar ile komşuları ve mahalle muhtar ve azaları ile esnafları gibi tarafsız konumda kişiler, resen tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle; davalının arazisinin miktarı, miktar ve nitelik değişiklikleri, kullanılma şekli, kullanım şekli gereği ne kadar çalışana ihtiyacı olduğu, tanıkların verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları taraflar ile ilişkileri ve işyerinin niteliği itibariyle beyanlarının doğruluğu sorgulanmalı, yine resen yapılacak araştırma ile havyan üreticiliği nedeniyle ilçe tarım müdürlüğünde hayvan kaydı olup olmadığı, hayvan satışının kimlerle gerçekleştiği konularına açıklık getirilmeli, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Anılan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı iadesine, 04.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy