(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalıya ait işyerinde 01.04.1988-01.11.1988 tarihleri arasında kapıcı olarak hizmet akti ile sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Yeşim Sayıldı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, 01.04.1988-01.11.1988 tarihleri arasında, davalıya ait apartman işyerinde, kapıcı olarak hizmet akdine dayalı sürekli çalışıldığından bahisle, Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkin olup; mahkemece, davacının 15.05.1988-01.11.1988 tarihleri arasında asgari ücretle toplam 165 gün çalıştığı ve tümünün sigorta sicil no.su yazılmadan Kuruma bildirildiği anlaşıldığından bahisle, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar yerinde görülmemiştir.
Davacının dava dilekçesinde, hizmet akti ile çalıştığını iddia ettiği dönem ile 25.05.1989 tarihli müfettiş raporu ile tespit edilen süreler birbirinden farklıdır. Kaldı ki, müfettiş raporuyla tespiti yapılan sigortalı hizmetler de, davacının bilgilendirilmesine yönelik Kurum kayıtlarında görünmemektedir. Bu durumda, davacının sigortalı çalışmalarının tespitinde hukuki yararı olduğu kabul edilerek, davanın esasına girilmesi ve yargılamada elde edilecek delillerin değerlendirilmesi sonucu hüküm kurulması gerekmektedir. Zira, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeni ile ilgili olduğu ve bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu bulunduğu açıktır. Mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy