(1479 S. K. m. 24, 25) (2654 S. K. m. 6)
Dava: Davacı, 20.04.1982-30.05.1984 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulü ile, talep edilen dönem arasında primi ödenen sürelerde isteğe bağlı sigortalı sayılmasına, davacının 30.05.1984 tarihinden itibaren vergi kaydına göre zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve devam ettiğinin tespitine karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Yeşim Sayıldı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı kanunun 24. maddesine göre, bir kimsenin zorunlu Bağ Kur sigortalısı olması için, meslek kuruluş kaydı ile birlikte, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması gerekir. Öte yandan, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasanın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde, zorunlu Bağ Kur sigortalısı olmak için, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olma, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı olması hükmü yer almaktadır. 22.03.1985 tarihinde 3165 sayılı kanunla getirilen düzenleme ile de, kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların Bağ Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; Kurum kayıtlarına 30.10.1984 tarihinde intikal eden giriş bildirgesine göre, davacı 01.03.1981 tarihli vergi kaydına istinaden 20.04.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalısı olarak kayıt ve tescili yapılmıştır. Davacının Kuruma sunduğu 12.04.1995 tarihli sigortalılık belgesinde, Maçka Mal Müdürlüğünce doldurulan vergi kaydı süresi 01.03.1981-31.12.1987 olarak bildirilmişse de, aynı yer Mal Müdürlüğünün 04.05.2005 tarihli yazısıyla ve dosyaya ibraz edilen vergi kayıt sürelerini içeren sicil defteri suretinden davacının tesciline dayanak teşkil eden dönemde değil, 30.05.1984-31.12.1987 ve 20.04.2000 tarihinden sonraki dönem içinde vergiye kayıtlı olduğu tespit edilmiş, Kurumca da bu bilgi doğrulandıktan sonra davacının tescil tarihi 30.05.1984 tarihine çekilmiştir. Davacının talepte bulunduğu dönemde vergi kaydı olmadığı gibi meslek kuruluş kaydı olmadığı da anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının uyuşmazlık konusu dönemde yapılmış prim ödemesi de bulunmamaktadır. Mahkeme, 20.04.1982-30.05.1984 arasındaki dönemde davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmadığını kabul etmekle birlikte, 25.01.2005 tarihinde yapılan ve bu dönemi de kapsayan prim borçlarına dair ödemeyi dikkate alarak davacının isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğuna karar vermiştir. Mahkemece yapılan bu değerlendirme isabetli bulunmamıştır. Davacının yaptığı prim ödemelerine itibar edilerek geçmişten geçerli olarak sigortalılık hakkı bahşedilmesi hukuken mümkün değildir. 1479 sayılı Kanunun 79. maddesi hükmüne göre, isteğe bağlı sigortalı olmak için yazılı başvuruda bulunmak koşul olup, Kurumun hatalı işlemi ile geriye yönelik olarak prim tahsil etmesinin sigortalı niteliğini taşımadığı süreler yönünden sigortalı yararına usuli kazanılmış hak yaratması mümkün olmadığından yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy