(1086 S. K. m. 91, 92, 93, 94, 95)
Dava: Davacı, 01.10.2004 tarihi itibariyle maluliyet aylığı almaya hak kazındığının tespiti ile birikmiş aylıklarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar: Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Arınmış tarafından düzenlenen" raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Çekişmeli yargıda kural olarak tasarruf ilkesi geçerlidir ve taraflar dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya son verilebilmesinin bir yöntemi davadan feragattir ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 91 ila 95 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm kesinleşinceye kadar kullanılabilen bir hak niteliğindeki feragat, davacının istem sonucundan vazgeçmesi olup, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurur. Geçerliliği için davalının rızasına veya mahkemenin kabulüne gerek olmayıp, bu konudaki tek taraflı irade beyanının mahkemeye ulaşması yeterlidir. Mahkemece, yalnızca, feragatin gerçekten anılan anlamı içerip içermediği ile, yasal yönteme uygun yapılıp yapılmadığı araştırılır ve koşullar gerçekleşmişse; feragat nedeniyle davanın reddi yönünde hüküm kurulur. Mahkemece henüz karar verilmemiş olsa bile, davacı feragatten dönemez; ancak, hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğunu, aynı davada ileri sürebileceği gibi, feragatin feshi için ayrı bir dava da açabilir. Feragatin kesin hüküm oluşturma etkisi maddi anlamdadır ve feragat nedeniyle reddedilen dava, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeniden açılamaz.
Öte yandan, feragat ile dava konusu uyuşmazlık esastan sona erdiğinden ve koşula bağlı hüküm verilemeyeceğinden, koşullu feragat geçersiz olduğu gibi, davacının istem sonucunun bir kısmından vazgeçmesi (kısmî feragat) durumunda, davanın feragat edilmeyen bölümü yönünden yargılamaya devam edilir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; mahkemece karar verilip davadan el çekildikten sonra davacı asil tarafından, 04.07.2008 gününde mahkemeye sunulan dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmış olmakla, anılan dilekçe ve feragat beyanı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi zorunludur. Yukarıda açıklanan ve hükümden sonra ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu belirgin olup, bozulması gerekmektedir.
O halde, davacı Avukatının temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma içeriğine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 14.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy