(506 S. K. m. 140) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Davacı, Sulh Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz yolu beklenmeksizin, idari para cezasının tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde, takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin iptalini ve %40 kötü niyet tazminatı verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacıya ait inşaat işyeri nedeniyle, 2004 yılı 10. ayda en az 1 işçi için işe giriş bildirgesinin verilmemesi, yine, 2004 yılı 10., 11. ve 12. aylar için aylık prim hizmet belgesinin verilmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen idari para cezasına, davacı tarafından 21.03.2007 tarihinde itiraz edilmesi üzerine, 28.03.2007 tarihli Komisyon kararıyla itirazın reddedildiği; red kararı üzerine süresi içerisinde idari para cezasının iptali için Afyonkarahisar İdare Mahkemesine açılan davanın görevsizlikle Sulh Ceza Mahkemesine gönderildiği ve itiraz davasının halen derdest bulunduğu; itiraz sonucu beklenmeksizin, davalı Kurumca, aynı idari para cezasının tahsili için 2007/14456 numaralı takip dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrinin tebliği üzerine 7 günlük süre içerisinde açılan işbu dava ile davacı; ödeme emrinin iptali ve %40 kötü niyet tazminatı verilmesini istemiş; Mahkemece, itiraz yoluna başvurulmasının takibi durdurmayacağından hareketle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda verilen bilgiler ışığı altında, idari para cezasına 506 sayılı Kanunun 140. maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde itiraz edildiği bildirildiğinden, idari para cezasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, anılan madde uyarınca başlatılmış prosedürün varlığı karşısında sonuçlanması beklenmeli ve idari para cezasının kesinleşmesi olgusu bekletici sorun yapılarak elde edilecek sonuca göre ödeme emriyle ilgili bir karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, Mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazalı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy