(506 S. K. m. 53, 109) (5510 S. K. m. 95)
Dava: Dava, davacının ilk işe başladığı tarihte malul olmadığı iddiası ile maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 506 sayılı Yasanın 53. maddesine göre, ...Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3'ünü yitirdiği Kurumca tespit edilen sigortalı, malullük sigortası bakımından malul sayılır. Davacının 506 sayılı Yasanın 53. maddesi anlamında çalışma gücünün en az 2/3'ünü yitirmiş olması sebebiyle malül olduğu tüm dosya kapsamıyla sabittir. Uyuşmazlık, anılan maluliyetin 53/B hükmü gereğince, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalık veya arızasının bulunup bulunmadığı hakkındadır.
Sağlık raporları arasında çelişki bulunması durumunda, bu çelişkinin, 506 sayılı Yasanın 109. maddede belirtilen prosedüre uyularak, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınacak raporla giderilmesi gereklidir (2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın Sağlık Raporlarının Usul ve Esaslarına dair 95. maddesi). Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor, Kurum yönünden bağlayıcı olup, davacının bu rapora itirazı halinde, çelişki Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor ile Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor arasındaki çelişkinin ise Tıp Fakültelerinin ilgili anabilim dalı uzmanlarından oluşturulan kurullarından rapor alınmak suretiyle giderilmelidir.
Davaya konu somut olayda, Yüksek Sağlık Kurulunun 08.12.2006 gün ve 3429, 33/3742 sayılı kararı ile sigortalının maluliyeti gerektirir hastalık ve arıza ile işe girdiği sonucuna vardığı, Adli Tıp Kurumunun 31.10.2007 gün ve 6362 sayılı raporunda ise ilk işe giriş tarihinde beden çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmediğine karar verildiği, böylece raporlar arasında çelişki meydana geldiği anlaşılmakla, 109. madde prosedürünün tamamlanmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy