(506 S. K. m. 9, 10, 26) (818 S. K. m. 43, 44, 51)
Dava: Davacı, işkazası sonucu yaşamını yitiren sigortalının haksahiplerine yaptığı sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğradığı zararın 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri uyarınca davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde 506 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca, sosyal yardım zammının Kurum zararına dahil olduğunu gözardı ederek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Arınmış tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Hacı Murat Gürsöğüt avukatının tüm, davacı SGK Başkanlığı ve davalı Şaban Z. avukatlarının sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Hükme dayanak alınan kusur raporunda, sigortalının ölümüne yol açan iş kazasında işveren Hacı Murat Gürsöğüt'ün % 60, kalfa Şaban Z.'nun % 10, kazalının % 30 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler çerçevesinde davalı işverenin sorumluluğunun dayanağı 506 sayılı Kanunun kusursuz sorumluluk ilkesini içeren 10. maddesi olup, davalıların zarardan birlikte sorumluluğu ise Borçlar Kanununun 51. maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 51. maddesindeki, Müteaddit kimseler muhtelif sebeplere (haksız muamele, akit, kanun) binaen mesul oldukları takdirde haklarında birlikte bir zarar vukuuna sebebiyet veren kimseler hakkındaki hükümlere göre muamele olunur. düzenlemesi; birden çok kişinin, gerek haksız eylem, gerek sözleşme ve gerekse kanun gibi sebeplerden ve aynı zarar için zarara uğrayana karşı sorumluğu durumunda, bunlar arasında BK. 50. maddesinde yer alan bir zarara ortaklaşa sebep olanlar hakkındaki sorumluluğa ilişkin kuralların uygulanma gereğine yer vermiştir. Ancak davalıların sorumlu olacağı miktarın tespiti, 506 sayılı Kanun'un 10 ve 26. maddeleri yönünden farklılık gösterdiğinden, bu yönün açıklığa kavuşturulması gerekir.
506 sayılı Kanun'un 10. maddesine dayalı tazmin sorumluluğu hâlinde; aynı Kanunun 26. maddesine ilişkin davalardaki tazmin sorumluluğundaki gibi sosyal yardım zammıda dahil olmak üzere haksahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri ile yapılan masraf ve ödemeler toplamının tazmin sorumlularının kusurlarının karşılığı miktarla sınırlanması kuralının kıyas yoluyla uygulanması gerektiği, ancak 10. maddenin öngördüğü sorumluluk halinin 26. maddeye oranla farklı ve daha ağır bir sorumluluk halini öngörmüş olması nedeniyle işverenin, 506 sayılı Kanun'un 9 ve 10. maddesi kapsamındaki sorumluluk sınırını oluşturan miktar belirlenirken, işkazasında işverenin kabul edilmesi gereken % 100 oranında kusurundan, BK. 43, 44. maddeleri uyarınca sigortalının müterafik kusurunun % 50 sinden az olmayacak şekilde bir hakkaniyet indirim yapılmak suretiyle hesaplama yapılması, Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarının gereğidir.
Ayrıca davanın Borçlar Kanunu'nun 51. maddesinde düzenlenen teselsül hükümleri doğrultusunda açıldığı hâllerde; birlikte sorumlu olanların müşterek kusurla hareket etmemiş olmaları nedeniyle, kusurlu üçüncü kişinin, 506 sayılı Kanun'un 26/2. maddesine uygun olarak, kusur sorumluluğu dahilinde belirlenen sosyal yardım zammı da dahil olmak üzere ilk peşin değer ile masraf ve ödeme toplamından sorumlu olacağı, münhasıran 10. maddeden kaynaklanan sorumluluğun ise işverene ait olacağı; tüm kusurun üçüncü kişide olması veya olayın tümüyle kaçınılmazlık sonucu ortaya çıkması hâlinde dahi işverenin 10. madde uyarınca ve yukarıda belirlenen ilkeler doğrultusunda oluşan Kurum zararının takdir edilecek bir oranıyla sorumlu tutulması zorunluluğu göz önünde tutulmalıdır.
Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde; hükme dayanak alınan kusur raporu gözetildiğinde, 26. madde uyarınca davalı Şaban Z.; işkazası sonucu yaşamını yitiren sigortalının haksahiplerine bağlanan sosyal yardım zammı da dahil olmak üzere gelirin ilk peşin değeri ile ödenen cenaze masrafı toplamının % 70 kusur oranına göre hesaplanan miktardan davalı işveren ile birlikte müştereken, 10. madde uyarınca belirlenen miktardan ise münhasıran işverenin sorumlu olması gerektiği gözetilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı SGK Başkanlığı ve davalılardan Şaban Z. avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davalılardan Şaban Z. iadesine, 09.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy