(1479 S. K. Ek. m. 19)
Dava ve Karar: Davacı, vergi kaydı sebebiyle Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği devrede, Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak çalıştığını, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının olmadığını, bu sebeple Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece, davacının 01.10.1992-31.12.2002 arasında 506 s. Yasaya tabi zorunlu sigortalılık sürelerinin dışında kalan sürelerle 01.01.2003-31.12.2003 arasındaki sürede 1479 s. Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Y. S. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının ticari araç maliki olması sebebiyle dolmuş işletmeciliği kaydıyla 20.01.1991-29.04.1993 ve 30.04.1993 tarihi ile sonrasındaki dönemde vergiye kaydının yapıldığı, vergiye kayıtlı olması sebebiyle davalı Bağ-Kur tarafından 30.04.1993 tarihi itibariyle resen 1479 s. Yasaya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacı esnaf Bağ-Kur sigortalısı olarak Kuruma prim ödemesinde bulunmamış, ayrıca, Kuruma verdiği 02.12.1993 ve 11.10.1996 günlü dilekçeleriyle SSK'lı olarak çalıştığını, bu sebeple Bağ-Kur sigortalılığının iptalinin gerektiğini bildirerek Kurumun yaptığı tescil işlemine de itiraz etmiştir. Davacının, 08.12.1982-03.05.2003 tarihleri arasında toplam 6565 tarih 506 s. Yasaya tabi sigortalılık hizmeti vardır. Davalı SSK'dan 05.05.2003 günlü dilekçesiyle yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunmuştur.
Davanın kanuni dayanaklarından olan, 1479 s. Bağ-Kur Yasasının 22.02.2006 tarih ve 5458 s. Yasanın 13. maddesi ile değişik Ek 19. maddesinde yer alan Bu Yasa ve 2926 s. Yasaya göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ait prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ait prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ilişkin olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ait Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı veya hak sahipleri daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını tebliğ gününden itibaren üç ay içerisinde ödedikleri takdirde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir... düzenlemesi gereğince davacı hakkında bir değerlendirme yapılmalı, davacının Bağ-Kur'a olan prim borcu bu maddede ön görülen koşullarda ise sigortalığının durdurulacağı, giderek, 1479 s. Yasaya tabi sigortalılıktan bahsedilemeyeceği gözetilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 02.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy