(506 S. K. m. 79) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı, 11.11.1997-10.10.2003 tarihleri arasında davalı G. U.'a ait taş ocağı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığını ancak, çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini, hizmet süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Hizmet tespitine ilişkin davaların kamu düzenine ilişkin niteliği, vazgeçilemez ve devredilemez insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının yaşama geçirilmesine olanak sağlayan özelliği de gözetilerek, hak kaybı ve yersiz sigortalılık süresi edinmeyi önlemek açısından, gerektiğinde re'sen kanıt toplanmak suretiyle, imzalı ücret tediye bordrolarının mevcut olup olmadığı ve bunların hukuksal geçerliliğe sahip belgeler olarak düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden; çalışması kayıtlara yansımış, başkaca işyeri çalışanlarının tanıklıklarına başvurulması ve dinlenen tanıkların aynı dönemde birlikte çalışmaya ilişkin iddialarının da kayıtlarla doğrulanması gerekleri gözetilmeli, kayıtlarda gözükmeyen çalışmaların sebep kayıtlara geçmediği yöntemince araştırılmalı, tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; işyerinin kapasitesi ve niteliği nazara alınmalıdır.
Mahkemece, davacının, 1.5.2000-30.9.2003 tarihleri arasında davalı işveren G. U.'a ait işyerinde 476 günlük çalışmasına ilişkin kabulü isabetli bulunmuştur.
Ancak; mahkemece, davacının 11.11.1997-1.5.2000 tarihleri arasındaki dönem yönünden, davalı G. U.'a ait taş ocağı işyerinde çalışmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Davacının, davalı G. U.'dan önce taş ocağının eşi tarafından işletildiği, davacı tanıklarının davacının 1997 tarihinden itibaren kompresör işçisi olarak çalıştığını söylemeleri ve 2004/84 sayı 8.11.2004 tarihli müfettiş raporunda yer alan M. U.'un ifadelerinde, kardeşi M. U.'un vefat edene kadar taş ocağını işlettiği, 2000 yılından itibaren M. U.'un eşi G. U. tarafından işletildiğini belirtilmesine rağmen, mahkemece bu hususta hiçbir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle, 47930 sicil sayılı işyerinin uyuşmazlık konusu dönemin tamamında faal olup olmadığı, kimin tarafından işletildiğinin tespiti açısından, davaya konu döneme ait vergi ve Kurum kayıtları ilgili yerlerden istenmeli, talep konusu dönemin tamamını kapsayacak şekilde çalışmaların geçtiği, işyerine ait dönem bordroları getirtilerek, davaya konu tarihlerde aynı işyerinde çalışan ve hizmetleri aylık ve dönem bordroları ile benzeri kayıtlarla Kuruma bildirilen tanıklar ile komşu işyeri sahipleri ve çalışanları belirlenmeli, işverenlik sıfatı araştırılmak suretiyle, delillerin hep birlikte değerlendirilip varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur.
Kabule göre de; davalılar yönünden red sebebi aynı olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2 maddesi uyarınca tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde her davalı için ayrı ayrı vekalet ücreti tayini suretiyle davacı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme, yanılgılı değerlendirme sonucunda hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
O halde, taraflar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya ve davalılardan G. U.'a iadesine, 28.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy