(1479 S. K. m. 63, Ek. m. 8)
Dava: Dava, davalı tarafından öldürülen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerle diğer ödemelerin 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesi gereği rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar (Bağ-Kur) Yasası'nın 63. maddesi uyarınca rücuan tazminat alacağına ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 Sayılı Bağ-Kur Yasasının 63. maddesi uyarınca;
... Üçüncü bir kişinin suç sayılır hareketi ile bu Kanunda sayılan yardımların yapılmasını gerektiren bir halin doğmasında, Kurum, sigortalı veya hak sahiplerine gerekli bütün yardımları yapar.
Ancak, Kurum, yapılan bu yardımların ilk peşin değeri için üçüncü kişilere, istihdam edenlere ve diğer sorumlulara rücu eder...
Anılan hüküm gereği, Kurumun rücu edebileceği miktar, yardımların ilk peşin değeridir. Bu kapsamda sigortalının hak sahiplerine bağlanan aylıklara dair artışlar talep edilemez.
Somut olayda, davacı Kurumun davaya konu ettiği gelirlerin peşin sermaye değerlerinin, sigortalı İ.Ş.'in haksahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerleri olup olmadığı çelişkiye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, bu konuda 1479 Sayılı Kanun'un ek 8. maddesinde belirtildiği üzere, elektronik veya bilgi işlem ortamında yapılan işlemlerin .. tespit ve tevsikinde Kurumun bilgi işlem kayıtlarının esas alınacağı, Kurum tarafından bilgi işlem ortamında tutulan bilgilerin adli ve idari merciler nezdinde geçerli olduğu, itiraz edilmesi halinde, ispat mükellefiyetinin itiraz edene ait olduğu gözetilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 01.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy