(506 S. K. m. 60, 109) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı (asıl davanın) Alaettin Ağkurt; davalı Kurum'a 29.950,41 TL borçlu olmadığının tespitini isterken; birleşen davanın davacısı olan Kurum ise; 2007/3095 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatı verilmesini istemiştir.
Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde, asıl davanın kabulüne, birlenerek gelen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davalı (birleşen dosyanın davacısı) Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesidir. Epilepsi hastalığı nedeniyle vergi indiriminden, Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu raporu ile yararlanmaya hak kazanan sigortalı davacının, bilahare davalı Kurumca yapılan muayenesi sonucu sakatlık oranının %20'ye düştüğü belirlenmiş ve bu husus Merkez Sağlık Kurulu kararına bağlanmış ve bu nedenle de Kurum davacının yaşlılık aylığını 01.05.2001 tarihinden itibaren kesmiştir.
Her ne kadar sakatlık nedeniyle vergi indirimine esas tıbbi belirleme Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunca yapılmakta ise de, 4958 sayılı Yasanın 34. Maddesi ile söz konusu maddede yapılan değişiklik sonucu maddenin C-b bendine eklenen son cümlede sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir hükmüne yer verildiğinden, bu hüküm gereğince sigortalının 506 sayılı Yasanın 109. maddesi çerçevesinde malullük durumunun tespit edilmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Özellikle bu tespit yapılırken, 506 sayılı Yasanın 60/C-b maddesinde öngörülen çalışma güç kaybı oranın, yaşlılık aylığının bağlandığı tarihte ve bunun sonrasında %20 olup olmadığı belirlenmelidir. Şayet, başlangıçta ki %60 çalışma güç kaybı oranı, sonradan %20'ye düştüğü anlaşılırsa, şimdiki gibi karar verilmesi gerekeceği hususu gözden uzak tutulmamalıdır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy