(2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekiliyle süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2008/10429 sayılı dosyası üzerinden toplam 386.022.49.-TL. üzerinden icra takibine girişildiğini, borcun sebebi olarak dava dışı T. Vakıflar Bankası T.A.O. ile davalı arasındaki temlik sözleşmesinin gösterildiğini, temlik sözleşmesinin konusunu dava dışı Deniz Ceylan'ın Vakıfbank'dan aldığı kredilerden kaynaklanan borcun oluşturduğunu, müvekkilinin Deniz Ceylanla Vakıfbank arasında akdedilen 31.05.2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ni müşterek-müteselsil kefil sıfatıyla imzalayıp, kefalet borcunu teminen bir taşınmazına da 100.000.-TL. bedelle ipotek koydurduğunu, dava dışı asıl borçlu Deniz Ceylan'ın bu sözleşmeden kaynaklanan borçlarının ödendiğini ve banka tarafından müvekkilinin taşınmazı üzerindeki ipoteğin terkin edildiğini, dava dışı asıl borçlu Deniz Ceylanla Vakıfbank arasında imzalanan 25.01.2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nde müvekkilinin kefaletinin bulunmadığını, sözleşmenin kefilinin dava dışı Ecevit Altıntop olduğunu, müvekkilinin kefil olarak imzaladığı sözleşmeden dolayı borçlu olduğunu zannederek aleyhindeki icra takibinde kefalet limiti olan 94.394.-TL. yönünden borcu kabul ettiğini, oysa müvekkilinin kefili olduğu sözleşmeden dolayı asıl borçlu Deniz Ceylan'ın borcunun bulunmadığını, müvekkilinin ancak davalının Ecevit Altıntop'un verdiği ipoteği paraya çevirmesinden sonra borç miktarı kalması halinde kefalet limitiyle sınırlı olmak kaydıyla borçlu olabileceğini ileri sürerek aleyhindeki icra takibi nedeniyle 94.394.-TL. borçlu olmadığının tespitine ve % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının dava dışı bankayla Deniz Ceylan arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi'ni müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borçlusuyla Vakıfbank arasında cari hesap şeklinde işleyen bir kredi ilişkisi bulunduğunu, davacının kefaletten cayma ve feragatının söz konusu olmadığını, Yargıtay kararlarına göre cari hesap şeklinde işleyen kredi ilişkilerinde borcun bir tarihte sıfırlanmış olmasının kefilin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, davacının aleyhindeki
takibe kısmen itiraz etmiş olup, iş bu davayı kötüniyetli olarak açtığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve davacının % 40 tazminatla sorumlu tutulmasını istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere göre, davacının dava dışı Deniz Ceylan'ın Vakıfbank'la imzaladığı 31.05.2005 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ne müteselsil kefil olduğu, ayrıca kefaletinin teminat olarak bir taşınmazını ipotek verdiği, sözleşmeden doğan kefalet borcunu yerine getirdikten sonra ipoteğin bankaca kaldırıldığı, daha sonra yeniden düzenlenen 25.01.2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nde davacının kefaletinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının aleyhindeki Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2008/10429 sayılı takip dosyasından dolayı 94.394.00.-TL. borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından % 40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi harcı da yatırılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu icra takibinin dayanağı olarak temlik sözleşmesi gösterilmiş, ancak bu temlik sözleşmesinin hangi kredi sözleşmelerini kapsadığı açıklanmamıştır. Dosyada bulunan 25.01.2006 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nin 43 üncü maddesinde bu sözleşmenin önceki sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası olduğu yazılıdır. Bu durumda mahkemece anılan sözleşmeyle davacının kefalet imzasını da taşıyan 31.05.2005 tarihli sözleşme arasında bağlantı bulunup bulunmadığı hususu üzerinde durulup, sözleşmelerin birbirinin devamı niteliğinde olması halinde cari hesap şeklinde işleyen Genel Kredi Sözleşmeleri'nde borcun bu tarihte sıfırlanmış olmasının kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı gözetilerek, delillerin değerlendirilmesi ve davacı borçlunun icra dosyasına sunduğu 25.09.2008 tarihli kısmi itiraz ve mal beyanı dilekçelerinde yer alan borcu kabul beyanı yanında ayrıca aynı icra dosyasında bulunan 13.02.2009 tarihli icra tutanağında da borcu kabul ettiğini tekrarlamış olması karşısında bu şekildeki ısrarlı kabul beyanlarının hataya dayandırılmasının kabul edilebilir gerekçeleri gösterilmeksizin eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy