(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı Kurum, trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan kurum zararının 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davacı Kurum ile davalı Belediye Başkanlığı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
a) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
b) Dava, 20.12.1993 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası sonucu ölen sigortalı M. A. K.'ün hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler nedeniyle oluşan kurum zararının, davalı işveren ve kaydi malik Belediye Başkanlığı, kazanın oluşumunda kusuru bulunduğu bildirilen sürücüler M. G. ve S. K., araçların trafik Sigorta Şirketleri ve sürücü S.'ın kullandığı aracın kaydi maliki Hazal İnş. Taah. Tic. San. Ltd. Şti.'nden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Tam Sigorta A.Ş. yönünden atiye terk nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilirken; diğer davalılar yönünden ise, trafik iş kazasının oluşumunda %100 kusurlu bulunduklarından bahisle 410,01 TL'lik toplam ilk peşin değerli gelir ve fiili ödemenin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemenin, davalı Belediye Başkanlığının sorumluluğuna yönelik hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Davalı Belediye Başkanlığı yönünden davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26/1 maddesi olup, sorumluluğu ancak kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi halinde mümkündür. Bir başka ifade ile, işveren ancak anılan maddede öngörülen sayılı ve sınırlı durumlarda rücu alacağından sorumlu olup, bu bağlamda kazaya karışan ve kusurlu sürücü M. G.'in kullandığı aracın (traktör) kaydi maliki sıfatıyla sorumluluğu cihetine gidilemez. Oysa hükme esas olan 16.06.2003 tarihli kusur raporunda, davalı sürücü M. %75, sürücü S. %25 kusurlu bulunurken; davalı Belediyenin ise, maliki olduğu araç nedeniyle, sürücü M.'in kusuru ile sınırlı olarak kusursuz sorumlu olduğu ifade edilmektedir, Söz konusu kusur raporunda, anılan madde hükmünde bahsedilen sorumluluk halleri konusunda bir irdeleme ve değerlendirme de yapılmamıştır.
Şu halde yapılması gereken iş; dava konusu trafik iş kazasında, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile, işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişi kurulundan yeniden alınacak kusur raporu ile, davalı Belediye Başkanlığının, anılan madde hükmündeki sorumluluk halleri de dikkate alınıp irdelenerek varılacak sonuca göre, bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ile davalı Belediye Başkanlığının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na iadesine, 30.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy