(818 S. K. m. 41) (1479 S. K. m. 70)
Dava: Dava, ödeme emrine itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe Barutçu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Davacı Kurum personeli hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, Teftiş Kurulunun 14.12.2005 tarih ve 4 sayılı raporu ile, yaşlılık aylığı almakta iken ölen sigortalıların yaşlılık aylıklarının, ölüme devir işlemleri esnasında, bankomat maaş kartlarını Kurum talimatlarına aykırı şekilde kullanıp para çekmek suretiyle çıkar sağladıklarının anlaşılması üzerine, Kurum zararının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, mahkeme ise, uyuşmazlığı esastan inceleyerek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında resen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 1479 sayılı Kanunun 70. maddesi, Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini kurala bağlamıştır.
Mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Somut olayda, uyuşmazlığın, 1479 sayılı Yasanın uygulanmasından kaynaklanmadığı, aksine, davalının haksız fiili sonucu Kurumu zarara uğratmasından kaynaklandığı anlaşılmakla, bu davanın yasal dayanağının Borçlar Kanununun 41 ve devamı maddeleri olduğundan, davanın iş mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeplerle, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekirken, işin esasına girerek davanın kısmen kabulüne karar vermesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy