(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 53)
Dava: Dava, icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D
D
tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece, somut olayda, ceza mahkemesince davalı hakkında delil yetersizliğinden verilen beraat kararı hükme esas alınarak işbu davada davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde yer alan Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamıyla bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez. düzenlemesi uyarınca; hukuk hakimi, kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı değildir.
Davacı Kurumdan ölüm aylığı almakta iken 28.4.2001 tarihinde vefat eden F. Y.'ın, davalı S. Ç. H.'e 26.4.2001 tarihinde Noterden düzenlenen vekaletname vermesi, vekaletnamede yaşlılık aylığını bankadan çekmesi ve bankamatik kartı alması için damadı olan davalıya yetki vermiş olması, yersiz çekilen ölüm aylıklarının davalı S.Ç.H. tarafından çekildiğinin karinesidir.
Öncelikle, murisin sağlığında nerede ve kimlerle oturduğu, ölümünün evde mi yoksa hastanede mi gerçekleştiği ilgili muhtarlık ve zabıta aracılığıyla araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı, aylıkların bankamatik kartıyla çekildiği anlaşıldığından söz konusu kartın hayatta iken sigortalının yanında bulunacağı öldükten sonra ise birlikte oturduğu kişilerin eline geçeceği, vekalet ilişkisinin varlığı halinde ispat yükünün anılan ve vekil kılınan kişiler üzerinde olduğu kabul edilmelidir.
Mahkemece; başkaca bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın, davalının delil yetersizliği sebebiyle beraatine karar verilen ceza dosyası içeriği hükme esas alınarak eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 30.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy