(506 S. K. m. 121)
Dava: Dava, davalı Kurumdan almakta olduğu yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılmasına ve yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Y. S. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Dava hukuki nitelikçe; işveren D... Nakliyat İnş. Taah. Turizm Dahili Komisyon Kafe Kurumda kayıtlı ... sicil no, lu işyerinin Sosyal Sigortalar Kurumuna olan prim borcundan dolayı davacının yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
506 sayılı Kanunun 121. maddesinde, 24.06.2004 tarih ve 5198 sayılı Kanunun 17. maddesi ile yapılan ve 06.07.2004 tarihi itibariyle yürürlüğe giren değişiklikten önce, bu Kanun gereğince bağlanacak gelir veya aylıklar ve sağlanacak yardımlar, nafaka borçları dışında haciz ve başkasına devir ve temlik edilemez hükmü yer almakta iken, anılan yasa ile nafaka borçları ibaresinden sonra gelmek üzere ve bu Kanunun 80. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar ibaresi eklenmiş olup, yaşlılık aylığının haczedilip haczedilmeyeceği hususu, bu çerçevede takip tarihindeki yasal düzenlemeye göre belirlenecektir.
Hal böyle olunca, somut olayda; davacıya Sosyal Sigortalar Kurumunca bağlanmış yaşlılık aylığının, prim borcu nedeniyle davacının şahsi sorumluluğundan bahisle haczedilip, haczedilemeyeceği konusu, 506 sayılı Kanunun 121. maddesinin takip tarihinde yürürlükte bulunan hükmüne göre belirlenmelidir ki, bu yönde; dava konusu haczin dayanağını teşkil eden tüm takip dosyalarına ilişkin ödeme emrinin takip tarihinin 06.03.2000 olduğu, bu halde takibin, 5198 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapıldığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açılanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy