(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirden oluşan sosyal sigorta yardımlarının rücuan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davalı işverene ait kereste imali işyerinde ağaç kesim ustası olarak görev yapan sigortalının, olay günü kesmekte olduğu kavak ağacının, kesim yerinin üstünden yarılması ve yarılan kısmın sigortalının üzerine düşerek ölmesi şeklinde oluşan iş kazasında; tazminat dosyasında elde edilen ve işbu davada da esasa alınan kusur bilirkişisi raporuyla; davalı işveren Şirket %37,5, sigortalı Doğan %40 kusurlu olduğu ve %22,5 kaçınılmazlık faktörünün etken olduğunun belirtildiği, %37,5 işveren kusuru esas alınarak davanın kısmen kabul edildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasanın 26. maddesinde düzenlenmiş bulunan rücu davaları, sigortalının alacağından bağımsız, kanundan doğan basit rücu hakkına dayalı olup; sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan tazminat davalarında alınan kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporuyla ulaşılan sonuçlar, rücu davasında bağlayıcı nitelikte bulunmamakta; 506 sayılı Yasanın 26. maddesi çerçevesinde, işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları yönünden ayrıntılı irdeleme içermesi halinde güçlü delil olarak kabul edilebilmektedir.
Kaçınılmazlık olgusundan bahsedebilmek için, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda geçerli mevzuat hükümleri çerçevesinde, doğabilecek olası zararlı sonuçların önlenmesi yönünde, duruma ve koşullara göre ilgililerden beklenebilecek tüm özenli ve dikkatli çabaya karşın sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan iş kazasının meydana gelmesi durumunda söz edilebilir. Günümüz teknolojisinde bir takım olayların sonuçlarının kısmen kaçınılmazlık/kötü rastlantılarla açıklanması, alınabilecek: önlemler düşünüldüğünde olanaksızdır.
Kaçınılmazlık/kötü rastlantı olarak adlandırılan olguların birçoğunun temelinde insan yanılgı ve savsamaları, özen eksikliği bulunduğu bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki, her birey, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların kendisine yüklediği özen ve dikkat yükümünü göstermek zorundadır. Öngörülebilir sonuçlar karşısında kaçınılmazlık/kötü rastlantı yönünde değerlendirme yapılamaz.
Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava konusu iş kazasında kaçınılmazlıktan bahsedebilmek mümkün değildir.
Şu halde mahkemece yapılması gereken iş; dava konusu iş kazasına ilişkin ceza dosyası da getirtilip incelenmek suretiyle, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman farklı bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan yöntemince düzenlenmiş kusur raporu alınmalı ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bozma sonrası yapılacak yargılamada, hakkında kusur verilmeyen davalı A. E.'ın sorumluluğuna karar verildiği halde, hükmün davalılar tarafından temyiz edilmemesiyle davacı kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun dikkate alınması gerekir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy