(506 S. K. m. 26, 87)
Dava: Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin davalılardan 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enst. Müd. nün kalorifer tesisatı yapılması işi, ihale ile, davalılardan K... Klima Tic. ve San. Ltd. Şti.'ye verilmiş, işin bitiminden sonra, 04.01.2003 tarihinde tesisattan sızıntı geldiğine ilişkin şikayet üzerine tamir ve bakım için giden sigortalının kapısı kilitli odaya balkondan geçmeye çalışmaya sırasında ikinci kattan zemine düşerek yaralanması şeklinde meydana gelen kaza sonucu, Kurum tarafından yapılan masraflar ile bağlanan gelirlerin davalılardan teselsül hükümlerine göre tahsili talebine ilişkin olup, yargılama sırasında alınan ve hükme esas alınan kusur raporunda, davalı Bakanlık asıl işveren olarak kusurlu bulunmuş ve aleyhine hüküm kurulmuştur.
Davada, öncelikle halledilmesi gereken sorun, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalıyı çalıştıran Kalori K.. Tic. ve San. Ltd. Şti. ile T.C Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin bir başka ifade ile, asıl işveren-alt işveren (taşeron) ilişkisi olup olmadığının saptanmasıdır.
506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de, tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Somut olaya gelince; dava konusu zararlandırıcı sigorta olayının gerçekleştiği işin tamamını ihale ile diğer şirkete veren Bakanlığın asıl işveren sıfatının bulunmayıp 506 sayılı Yasa kapsamındaki sorumluluğunun yasal dayanağı 26/2 maddesi olup, 3. kişi olarak rücu alacağından sorumluluğu anılan maddede öngörülen sayılı ve sınırlı durumlarda olup, ancak, kusurunun varlığı halinde mümkün bulunduğundan, bu bağlamda asıl işveren olarak değil. 3. kişi kapsamında kusurunun varlığı irdelenmeli, zararlandırıcı sigorta olayının gerçekleştiği iş kolunda ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuatı konusunda uzman bilirkişilerden olayın oluşuna ve mevzuat hükümlerine uygun denetime elverişli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
O halde, davacı Kurum ve davalılardan T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy