(5510 S. K. m. 96, 97) (506 S. K. m. 121)
Dava: Dava, yersiz ödenen aylıkların, asıl alacağın ödeme tarihi olan 22.07.2005 tarihine kadar yasal faiz miktarı olan 18.907,90 TL'nin yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı ile, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Somut olayda, davacı Kurumdan 3201 sayılı Yasa gereği borçlanma yaparak yaşlılık aylığı alan davalının, yurt dışında çalışmaya devam ettiği ve işsizlik sigortasından yararlandığı gerekçesi ile Aylıkların iptali ve ödenmesi için gönderilen yazı üzerine 01.02.1992-21.05.2005 tarihleri arasında fuzulen ödenen aylıklar talep edilmiş, davalı tarafından 22.07.2005 tarihinde asıl alacak ödenmiş, ancak, ödeme tarihine kadar ki 18.907,90 TL faiz ödenmediğinden bu alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili için iş bu dava açılmıştır.
Davalı tarafından davacı Kurum aleyhine açılan tesbit davası sonucunda davacının borçlanmasının geçerli olduğu ve davacıya 01.02.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve ödenmesine devam edilmesi, 01.02.1992-31.01.2004 tarihleri arasında ödenen aylıkların istenme hakkının bulunduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Bu durumda davacı Kurumun 01.02.1992 - 31.01.2004 tarihleri arasında yersiz ödenen yaşlılık aylıklarından davalının iade ile yükümlü olduğu kısmın belirlenmesi yönünden; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi. "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden.
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..." hükmünü içermektedir.
Konuya ilişkin 5510 sayılı Kanun öncesi mevzuata bakıldığında, 506 sayılı Kanunun "Yersiz ve yanlış ödemelerin tahsili"ni düzenleyen 121. maddesinde yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Kanun içeriğinde konuyu düzenleyen başka bir düzenlemenin de yer almadığı görülmektedir. 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi ile 506 sayılı Kanunda yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Kanunun geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.
Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.
5510 sayılı Kanunun 96. maddesiyle getirilen düzenleme, sebepsiz zenginleşmede iade konusuna ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olup; zamanaşımı hükmü olarak nitelenmesine olanak bulunmamaktadır. Maddenin genel hükümlere atfı. 5510 sayılı Kanunun 97. ve diğer maddelerinde fazla veya yersiz ödemeden kaynaklanan Kurum alacağı yönünden düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında fazla ve yersiz ödemeden kaynaklanan Kurum alacağı yönünden zamanaşımı konusunun genel hükümlerden hareketle çözümü gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak yukarıda açıklaması yer alan 5510 sayılı Yasanın 96. maddesinin (a) bendi kapsamında davalının kasıtlı ve kusurlu davranışlarından doğmuş olduğu gözetilerek geriye doğru on yıllık süreye ilişkin ödemelerin ve faizlerinin. 22/07/2003 tarihinde Kuruma yapılan ödemeye göre mahsup işlemi yapılması gereği de gözetilerek, uzman bilirkişiden de görüş alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraflar avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy