(506 S. K. m. 82)
Dava: Dava, davacının davalıya ait işyerinde 12.6.2006 -10.2.2007 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe Barutçu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 5510 Sayılı Kanunun Geçici 7. maddesinde yer alan ... Bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı, 2.9.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8.6.1949 tarihli ve 5434 Sayılı kanunlar ile 17.7.1964 tarihli ve 506 Sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir. hükmü uyarınca, davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 79/10. maddesi olduğu kabul edilmelidir.
Dava, Y. K. aleyhine açılmıştır. Davalı Y. K., husumet itirazında bulunarak, kendisine ait işyerinin 24.12.2007 tarihinde faaliyete geçtiğini, davacının 28.12.2007 tarihinde işe başladığını. Ş. K. 'nun işlettiği işyerinden sadece bir kısım demirbaş eşya aldığını, ayrıca, işyeri ismini kullandığını. 506 Sayılı Kanunun 82. maddesi anlamında bir devrin sözkonusu olmadığını, davaya konu çalışma döneminde işverenin Ş. K. olduğunu savunmuştur. Mahkemece. 506 Sayılı Kanunun 82. maddesi kapsamında devir sözkonusu olması ve önceki dönemden, davacının da sorumluluğunun bulunması nedeniyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
506 Sayılı Kanunun 82. maddesi uyarınca, işyerinin devri veya intikali halinde, eski işverenin Kuruma olan prim borçlarından yeni işvereninde müteselsilen sorumlu olacağı gerçeği gözönünde bulundurularak, davaya konu çalışma döneminde hizmet akdinin tarafı olan işveren Ş. K.'na da yöntemince husumet yöneltilerek davaya katılımının sağlanması suretiyle davanın esası hakkında yeterli araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalılardan Y... C... Kreş ve Gündüz Bakımevi'ne iadesine, 24.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy