(506 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava, trafik iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan harcama ve ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26/2 maddesi uyarınca rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtildiği şekilde, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan S. T. avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 506 sayılı Kanunun kusur sorumluluğunu esas alan 26. maddesine dayanan rücu davalarında, kusurun belirlenmesinde, zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun dosya içeriğindeki tüm deliller takdir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı açısından uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir.
Somut olayda, S. T.'ın araç maliki ve şoförü olduğu, olay tarihinde Elmadağ ilçesinde faaliyet gösteren Şenbay firmasından dinamit yükleyerek yola çıktığı, C. S.'nın Şenbay firmasında çalışan güvenlik elemanı olup, kamyona yüklenen yükün güvenliğini sağlamak üzere firma tarafından görevlendirildiği, yolda kamyonun fren sisteminde arıza meydana gelmesi üzerine yolda usta çağırılarak arızanın giderildiği, ancak tekrar yola çıkıldığında kısa bir süre sonra tekrar fren sisteminde arıza meydana gelmesi üzerine S. T.'ın önündeki araçlara çarpmamak için petrol istasyonuna yönelerek pompalara çarpmak suretiyle durabildiği, sigortalı C. S.'nın yaralanarak sürekli işgöremezlik durumuna girdiği, kazalı C. S.'nın şikayetçi olmaması ve trafik güvenliğini tehlikeye atmak suçunun unsurları oluşmadığından Cumhuriyet Savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, hükme dayanak alınan kusur raporunda kazanın %100 teknik arızadan kaynaklandığı, davalının sürücü olarak kusurunun bulunmamasına rağmen, aracın periyodik bakımının zamanında ve gerektiği teknik seviyede yaptırılmamış olabileceği gibi, kullanımından ve de modeli itibarıyla 28 yaşında olmasından dolayı zamanla aşınmayla direncini kaybederek deforme olmasından kaynaklanabileceği belirtilmiş, ancak periyodik bakımının gerektiği seviyede yaptırılmamış olması nedeniyle, davalının araç maliki sıfatıyla kusur oranı tartışılmamıştır.
Mahkemece, yukarda belirtildiği üzere, aracın periyodik bakımlarının gerektiği teknik seviyede yaptırılıp yaptırılmadığı araştırılarak, bu doğrultuda kazanın oluşumu yönünden kusur oran ve aidiyetinin konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kazanın %100 teknik arızadan kaynaklanması nedeniyle davalı araç malikinin %100 sorumluluğuna hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı S. T.'ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan S. T.'a iadesine, 11.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy