(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait optik işyerinde 20.09.1991 tarihinden itibaren çalıştığının tespitini talep etmiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Dilek Doğan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Somut olayda; davalı işveren tarafından 01.09.2003 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlendiği ve 01.09.2003-05.11.2003 tarihleri arasında toplam 23 günlük bildirim yapıldığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan, 18.03.1998 tarihli belgede davacının 6 yıldır işyerinde çalıştığının belirtildiği, 11.03.2002 tarihli irsaliyeli faturada davacının davalı optik adına kargo gönderdiği, 11.11.2003 tarihli Yoklama Memuru Raporunda işverenin sigortalının en son 01.09.2003 çalışmaya başladığını, daha önce çalışmasına ara verdiğini beyan ettiği, davacının da aynı şekilde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, çalışma olgusunun mutlaka yazılı delille ispatlanması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olup, mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Dava, hizmet akti ile çalışmanın tespiti talebine ilişkin olup; davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına yönelik davalar kamu düzeniyle ilgili olduğundan özel bir duyarlılık ve titizlilikle yürütülmesi gerekir. Çalışma olgusu maddi bir vakıa olup; tanık dahil olmak üzere her türlü delil ile ispatı mümkündür.
Bu bakımdan; sigortalı ile birlikte çalışan kişiler ile aynı çevrede iş yeri olan işveren, ya da, bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler re'sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların beyanları arasında varsa çelişkiler giderilmeli; sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı; yapılan işin ve iş yerlerinin nitelik itibarıyla mevsimlik olup olmadığı saptanmalı, davacıyla ilgili tüm belge ve kayıtlar varsa davalı işverenlerden istenilmen, çalışmanın varlığı ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy