(506 S. K. m. 6, 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde, 01.10.2003-04.01.2008 tarihleri arasında sürekli çalışmasına rağmen Kuruma bildirilmeyen 01.10.2003-01.07.2004 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. A. Dündar tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Davacının çalışmaları 01.07.2004 tarihinden itibaren kesintisiz olarak davalı Kuruma bildirilmiş olup; talep konusu döneme ilişkin herhangi bir bildirimin ve işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, Mahkemece, davacının Çalışma ve Sosyal Bakanlığı İzmir Bölge Müdürlüğü'ne verdiği 25.07.2008 tarihli dilekçesinde davalı işverenlikte 01.07.2004 tarihinde işe başladığına ilişkin imzalı beyanı karşısında, şikayet dilekçesindeki beyanların dosya kapsamıyla uyuştuğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı işverenliğin 08.10.2003-11.10.2003 tarihleri arasında yapılan T... Fuarının kapalı devre yayıncılık işlerini yaptığına ilişkin sözleşme, davacının da işveren adına fuara katıldığına dair işverenliğin internet sitesinde de yer alan fotoğraflar ile davacı tanıklarının beyanları bulunmakta olup; belirtilen ilkeler ışığında, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle davacının sürekli çalışma iddiasının gerçekliğinin belirlenebilmesi amacıyla, re'sen kanıt toplanabileceği yönü de gözetilerek araştırma yapılıp; çalışma süresinin tümü yönünden beyanda bulunabilecek birlikte çalışan veya komşu işyeri çalışan veya işverenleri arasından belirlenecek tanıkların beyanına başvurularak, bilgilerinin dayanaklarının dosyaya yansıtılması; her tür kanıttan yararlanmak suretiyle, çalışma iddiasının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması gereği üzerinde durulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy