(2004 S. K. m. 72)
Dava: Dava, yersiz çekilen aylıkların istirdatı istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava, davalı Kurum'dan ölüm aylığı almakta iken 09.02.2005 tarihinde vefat eden hak sahibi sigortalının ölümünden sonraki tarihlerde de aylıklarının haksız yere çekildiğinden bahisle, 01.02.2005-25.06.2006 tarihleri arası dönemde yersiz çekilen aylıkların, davalı kız çocuğundan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeğe elverişli değildir.
İnceleme konusu olayda; davalının annesi olan hak sahibi A., eşinden dolayı ölüm aylığı alırken Bağlar Cd. No:... Seyranbağları adresinde, 09.02.2005 tarihinde vefat etmiştir. Geride mirasçısı olarak, oğlu K. ile kızı davalı T. kalmış olup; öncesinde Keçiören/Şenlik Mahallesinde oturan davalı T., annesinin vefatından sonra aldığı ikamet nakil belgesine göre 02.08.2005 tarihinden itibaren vefat eden annesinin adresine taşınarak burada ikamete devam etmiştir. Bankaya ait müşteri hesap ekstrelerine göre de, vefattan önceki 2002/7. aya kadarki aylıkları Keçiören şubelerinden, sonraki aylıklar ise Keçiören ve Kolej şubelerinden bankamatik yoluyla çekilmiştir. Oğul K.'in, vefattan önce muris annesi ile birlikte ikamet edip etmediği belirsiz olduğu gibi, toplanan delillere ve mahkemenin kabulüne göre de, murisin vefatına kadar hastalığı nedeniyle bakımının davalı kızı tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, dava dışı oğul M., Kurum'a verdiği 29.04.2008 günlü dilekçesinde, aylıkların davalı kız kardeşi tarafından çekildiğini iddia ederken; davalı kız çocuğu da, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ve 2009/9258 hazırlık esasına kayıt gördüğü anlaşılan şikayet dilekçesinde, aylıkların kardeşi M. tarafından dolandırıcılık ve sahtecilik yoluyla çekildiğini iddia ederek kardeşi hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.
Bu durumda, davalının, Kamu Kurumunu dolandırmak ve sahtecilik suçlamasıyla verdiği şikayet dilekçesinin akibeti, ilgili tahkikat veya ceza dosyaları getirtilmek suretiyle araştırılmalı; mirasçı T.'in, vefattan önce annesiyle birlikte ikamet edip etmediği araştırılmalı, buna yönelik davalı iddiaları ve varsa delilleri üzerinde durularak gerçek durum saptanmalı ve toplanacak tüm deliller birlikte yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Öte yandan, bilindiği gibi müddei iddiasını ispatla yükümlüdür. Bir davada ispat yükünün kime ait olduğunun belirlenmesi ve ispat yükü altında bulunan taraftan delillerini istemesi hakimin usul hukuku hükümlerinden kaynaklanan başlıca görevlerindendir. Öncelikle, somut olayda, ispat yükünün kime ait olduğunun belirlenmesinde hukuksal zorunluluk vardır. Doğal olarak, bankamatik kartının hayatta iken sigortalının yanında bulunması, öldükten sonra da birlikte oturan mirasçılarının eline geçmesi asıldır. Bu durumda, yapılacak araştırma ve incelemeyle davada ispat yükünün kime ait olduğunun belirlenmesi yerinde olacaktır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden eksik araştırma, inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy