(2004 S. K. m. 67)
Dava: Dava; davalı Kurum'dan yaşlılık aylığı almakta iken vefat eden sigortalının ölümünden sonraki tarihlerde de aylıklarının haksız yere çekildiğinden bahisle, çekilen yersiz aylıkların tahsili amacıyla yapılan icra takibinde vaki itiraz nedeniyle; itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü, icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakim M. Y. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeğe elverişli değildir.
Sigortalı L. A.'nun ölümünden sonraki 21.12.2002-19.9.2003 döneminde yersiz çekilen tüm aylıkların bankamatik kartı kullanılarak, İzmir ve Balıkesir'den çekildiği sabittir. Davalılardan M. A.'nun Çankaya/Ankara'da ikamet ettiği anlaşılmış olup, diğer davalının da, Balıkesir/Marmara'da ikamet ettiğinin anlaşılması karşısında, davalı M. yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Bilindiği gibi, müddei iddiasını ispatla yükümlüdür. Bir davada isnat yükünün kime ait olduğunun belirlenmesi ve isnat yükü altında bulunan taraftan delillerini istemesi hakimin usul hukuku hükümlerinden kaynaklanan başlıca görevlerindendir. Öncelikle, somut olayda isnat yükünün kime ait olduğunun belirlenmesinde hukuksal zorunluluk vardır. Doğal olarak bankamatik kartının hayatta iken sigortalının yanında bulunması, öldükten sonra da birlikte oturan mirasçılarının eline geçmesi asıldır. Sigortalı L. A.'nun en son nerede ikamet ettiği ve ölmeden önce davalı N. A. ile kalıp kalmadığı, sigortalının ATM kartının yenilenip yenilenmediği; yenilenmişse, kime teslim edildiği bankadan tespit edilmeli, murisin başka mirasçıları araştırılarak, murislerinin aylıklarının ölümünden sonra kimin tarafından çekildiği hususunda bilgi ve görgülerine mümkün ise başvurulmalıdır. Davalıdan delilleri sorulup toplanarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalılara iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy