(5510 S. K. Geç. m. 7) (2926 S. K. m. 2, 3, 6, 9, 10)
Dava: Dava, ürün bedellerinden yapılan tevkifata dayalı olarak 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir Mahkemece, ilamında belirtilen şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Özkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı ilk tevkifatı takip eden aybaşı olan 01.07.1994 tarihinden itibaren kesintisiz ve sürekli olarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ürün bedellerine yapılan ilk tevkifata dayalı olarak sigortalı, 01.07.1994 tarihinden başlatılarak davacının 16.03.2009 (dava) tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 6, 9 ve 10. maddeleridir.
2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin b bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların, Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Mezkur Yasanın 3. maddesinin b bendinde "Tarımsal Faaliyette Bulunanlar: Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasanın 6. maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmış, 5. maddenin 1. fıkrasında, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, 2. fıkrasında, sigortalı olmaktan kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca aynı Yasanın 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.
Anılan Yasanın 10. maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, Tarım Satış Kooperatifler Kanunu'na göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği. T. Şeker Fabrikaları A. Ş. ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Davacının ilk kez 10.06.1994 tarihinde teslim ettiği ürünlerden Tekel tarafından prim tevkifatı yapıldığı, daha sonra 17.04.2002 tarihine kadar her yıl ürün teslimi ve bu ürün bedellerinden prim tevkifatı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında davacının Bafra Ziraat Odası kaydının 15.11.1995 tarihinde başladığı ve halen devam ettiği. 819 Sayılı Çetinkaya Tarım Kredi Kooperatifi kaydının 15.08.1984 tarihinde başlayıp halen devam ettiği, İlçe Tarım Müdürlüğü kayıtlarına göre doğrudan gelir desteği kaydının ve hayvancılığa ilişkin kaydının olmadığı, tarımsal faaliyete ilişkin tanık dinlendiği ve zabıta araştırması yaptırıldığı başkaca delil toplanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu belirlemeler ışığında davacının teslim ettiği ürünlerden prim tevkifatının yapıldığı yıllarda Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü yerinde ise de tevkifat olmayan yıllar açısından yapılan araştırma yeterli değildir.
Mahkemece, yukarıda anılan Kanun maddeleri çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak; davacının sahibi olduğu veya kullandığı tarıma elverişli taşınmaz/taşınmazlar hakkındaki bilgi ve belgeler Tapu Sicil Müdürlüğü ve diğer ilgili kurum ve kuruluşlardan getirtilmeli, davacının nerede oturduğu, tarımsal faaliyetini kendi mülkünde mi, miras yolu ile elde ettiği mülkte mi, yoksa ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde mi sürdürdüğü, faaliyetine ara verip vermediği, kuraklık ve doğal afet gibi olaylara maruz kalıp kalmadığı, traktörü ve hayvanı olup olmadığı, hangi tür ürünler ektiği, yılda ne kadar ürün elde ederek bunu nasıl değerlendirdiği, ortalama yıllık gelir tutarı ve bunun geçimini sağlamaya yetip yetmediği, kuşkuya yer vermeyecek şekilde etraflıca araştırılmalı, bu konularda, söz konusu dönemde görev yapan muhtar ve azaların tanık sıfatıyla bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, davacının kooperatif veya bankalardan tarımsal amaçlı kredi kullanıp kullanmadığı, ilgili Tarım Müdürlüğü ve başkaca meslek kuruluşlarına kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise tarihleri belirlenmeli, böylelikle tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülüp sürdürülmediği olgusu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy