(6762 S. K. m. 1303)
Dava: Davacı Kurum sigortalısının kullandığı araç ile; davalı R... Sigorta A.Ş. 'nin zorunlu trafik sigortasıyla sigortaladığı, diğer davalı sürücü A. E. tarafından kullanılan araçla trafik kazası geçirip yaralandığı, davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu, 14.562,53 TL hastane masrafı ve geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı belirtilerek, bu miktar alacağın sarf ve ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece, davalı R... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın sübuta ermediğinden reddine; diğer davalı A. E. hakkında açılan davanın kabulüne, talep edilen masrafların sarf ve ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan, Tetkik Hakimi Esin Zeynep Sarıtepe tarafından düzenlenen rapor ile dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Mahkemece, davalı R... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın reddine karar verilirken; davalı sürücü tarafından kullanılan aracın, sigorta teminatı kapsamı dışında olduğu, poliçenin 13.11.2006 tarihinde iptal edildiği, kazanın da poliçenin iptalinden sonra gerçekleştiği gerekçesine dayanılmıştır.
Dosyadaki mevcut delillerin incelenmesinden; davalı sürücü tarafından kullanılan 06 ... ... plakalı aracın, R... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu trafik sigortasıyla sigortalandığı, poliçede teminat süresinin 28.9.2006-28.09.2007 olarak belirlendiği; kazanın da teminat kapsamında kalacak şekilde 7.12.2006 tarihinde gerçekleştiği; davalı R... Sigorta A.Ş. 'nin araç mülkiyetinin el değiştirdiğini ileri sürerek 13.11.2006 itibariyle sigorta poliçesinin iptal edildiğini belirten zeyilname düzenlediği; bu nedenle de davayı kabul etmediği görülmektedir.
Her ne kadar TTK m. 1303 hükmünde, sigortalı aracın sigorta süresi içinde menfaat sahibinin değişmesi halinde, poliçede aksine hüküm yoksa, sigortadan doğan hak ve borçların yeni malike de intikal edeceği belirtilmekte ise de; genellikle uygulamada sigorta poliçelerine bu hükmün aksine maddeler konulduğu görülmektedir. Davalı şirketin teminat sorumluluğunun olup olmadığı konusunda, sigorta poliçesi ve ekleri ile araç mülkiyetinin el değiştirip değiştirmediği konularında yeterli araştırma yapılmadığından öncelikle bu hususların araştırılması gereklidir.
2- Ayrıca davacı Kurum tarafından, temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan trafik sigortası poliçe bilgilerinden ise, aynı aracın, maliki de aynı olmak üzere bu defa 14.11.2006-14.11.2007 dönemine ilişkin olarak yeniden sigorta poliçesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, 28.9.2006-28.8.2007 dönemine ilişkin birinci poliçe de kabul edilse, 14.11.2006-14.11.2007 dönemine ilişkin ikinci poliçe de kabul edilse; kaza her iki poliçenin teminatı kapsamında kalacak şekilde 7.12.2006 tarihinde meydana geldiğinden, davalı sigorta şirketinin olayda müteselsil sorumluluğu bulunduğu sonucuna varılabilmektedir. Ancak eklenen bu belgelerin daha önce dosyaya sunulmuş bulunan belgelerle çelişkili olduğundan, doğru olup olmadığının da araştırılması gerekmektedir.
3- Yukarıda belirtilen sebeplerle davalı sigorta şirketinden kazaya karışan araçla ilgili sigorta poliçesi ve ekleri getirtilmek suretiyle, dava konusu kazanın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının araştırılması; iptal işlemi söz konusu ise bu işlemin haklı olup olmadığı; araç mülkiyetinin gerçekten el değiştirip değiştirmediğinin araştırılması; gerekirse sigortacılık hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle kazanın teminat kapsamında olup olmadığının belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gereklidir.
Belirtilen araştırmalar yapılmadan, sigortalı aracın el değiştirdiği sebebiyle kazanın sigorta teminatı kapsamında olmadığına ve davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı SGK'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy