(506 S. K. m. 120)
Davacı, yaşlılık aylığına esas alınacak doğum tarihinin 13.02.1961 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumuna ilk kez 01.09.1980 tarihinde tescil edilmiş olup, nüfus kaydına göre doğum tarihi 13.02.1964'dür. Davacının doğum tarihi Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.11.2007 tarihli 2007/68 Esas 2007/349 Karar sayılı kararı ile 13.02.1961 olarak düzeltilmiş ve mahkemece; davacının yaşlılık aylığına esas alınacak doğum tarihinin 01.09.1980 tarihli işe giriş bildirgesindeki 13.02.1961 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
506 sayılı Yasanın uygulanması açısından “yaş koşulunun” gerçekleşmesi, belli süre prim ödenmesi özellikle yaşlılık sigortasının uygulanması açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle Yasanın 120. maddesi sonradan yapılacak yaş düzeltmelerinde kimi kötü uygulamaları önlemek amacıyla özel bir düzenleme getirmiş belli sigorta kollarında hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir. Buna göre yaşlılık ölüm ve maluliyet sigortalarının uygulanmasında sigortalının ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğüne kayıtlı bulunan doğum tarihinin esas alınacağını hükme bağlamıştır. Ayrıca yaş düzeltme işleminin bir hakkın suiistimali niteliği taşımaması gereklidir. Dava konusu olayda, davacının yaşlılık aylığı koşullarının oluşabilmesi açısından ileri yaşta açtığı dava sonucunda doğum tarihinin düzeltilmesini sağlamış, hükme dayanak Adli Tıp Kurulu raporunda davacının “45-50 yaş arasında olduğu, belirtilen yaş dilimi içinde kati yaşının grafilerle tıbben bilinemeyeceği” tespitine yer verilmiş, 26.02.1964 tarihli doğum kağıdında ise davacının doğum tarihinin 13.02.1964 olduğu belirtilmiştir. Sıralanan bilgiler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, nüfus kayıtlarının yenilenmesi sırasında idari işlem sonucu doğum tarihini 1964 olarak sehven yazıldığına dair bilgi ve belgenin bulunmadığı, temyiz edilmeksizin kesinleşen yaş tashihi kararındaki tespitin kesin bir belirleme olmayıp, biyolojik ve tıbbi gerçeklere uymadığı gibi, 01.09.1980 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumuna tescil edilen davacının 07.11.2007 tarihli mahkeme ilamı ile yaş tashihi yapması salt yaşlılık aylığına hak kazanmak için bu yola başvurulduğu, kimsenin muvazaa ile kanun amacına aykırı hareket etmeyeceği de nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle, sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 23.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)