(1479 S. K. m. 24) (5510 S. K. m. 53)
Dava: Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece; davacının 1.1.1996-30.11.1996, 21.3.1998-10.6.1998, 11.6.1998-3.10.2000 tarihleri arasındaki 506 Sayılı Yasaya tabi toplam 1233 gün hizmet süresine geçerlilik tanınmasına ve 4.10.2000-30.6.2006 tarihleri arasında davacı adına SSK'ya yatırılan prim asıllarının davacının Bağ-Kur sigortalılığına aktarılmasına karar verilmiştir.
Somut olayda; davacının 1.1.1996 tarihinde başlayan kolektif şirket ortaklığı dikkate alınarak 4.10.2000 tarihi itibariyle 1479 Sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının başlatıldığı ve halen devam ettiği anlaşılmaktadır.
Yine, davacının; 1.1.1996-30.11.1996 tarihleri arasında ...01367 sicil sayılı Ö. İnşaat ve Kolektif şirketi işyerinden bildirilen 310 gün, 21.3.1998-10.6.1998 tarihleri arasında ...19692 sicil sayılı Yap-Sat Müteahhitliği-C. K.'ye ait işyerinden bildirilen 80 gün, 11.6.1998-17.4.2003 tarihleri arasında ...23556 ve ...01367 sicil sayılı Ö. İnşaat ve Kolektif şirketi işyerinden bildirilen 1744 gün, 18.4.2003-22.4.2004 tarihleri arasında ...01794 sicil sayılı A. İnş. Tic. Limited şirketi işyerinden bildirilen 365 gün, 23.4.2004-2.8.2004 tarihleri arasında ...03011 sicil sayılı B. Un Fabrikası A.Ş. işyerinden bildirilen 100 gün, 3.8.2004-30.6.2006 tarihleri arasında ...05178 sicil sayılı Ö. İnşaat ve Kolektif şirketi işyerinden bildirilen 689 gün, 506 Sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının; 1.1.1996 tarihinden itibaren gerçek usulde vergi mükellefiyetinin başladığı ve bu tarihten itibaren Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği gerekçesiyle, SSK Müfettişi tarafından tanzim edilen 4.7.2006 gün ve 48/SR 10 Sayılı rapora istinaden 506 Sayılı Yasaya tabi hizmetlerinin 1.1.1996 tarihi itibariyle iptal edildiği görülmüştür.
Davanın yasal dayanağı, 1479 Sayılı Kanunun 24. maddesi olup, anılan maddeye göre Kolektif Şirket ortakları ile Anonim Şirketin kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olan ortakları Bağ-Kur sigortalısı sayılırlar.
Toplanan deliller ve açıklanan yasal mevzuat karşısında, davacının ortağı bulunduğu Kolektif Şirket işyerlerinde şirket işlerini yürütmekten ötürü çalışmış olması hizmet akdinin varlığını göstermez. Esasen bu nitelikteki çalışma sebebiyle davacı ile anılan şirketler arasındaki hukuki ilişki, hizmet akdine değil, vekalet akdine dayanmaktadır. Devam eden vergi ve ticaret odası kayıtları ile, 506 Sayılı Kanun kapsamında bildirim yapılan işyerlerinin niteliği ve aidiyeti dikkate alındığında davacının 21.3.1998-10.6.1998 tarihleri arasında ...19692 sicil sayılı Yap-Sat Müteahhitliği -C. K.'ye ait işyerinden bildirilen 80 gün haricinde, 5458 Sayılı Kanunun 16. maddesiyle, 5510 Sayılı Kanunun 53. maddesinin 5. fıkrası hükmü de gözetildiğinde, uyuşmazlık konusu dönemde Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 21.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy