(506 S. K. m. 79, 134) (5510 S. K. m. 4, Geç. m. 7)
Dava: Davacı, davalı işverene ait işyerinde tam gün çalışmış olmasını karşın çalışmalarının eksik bildirildiğini, eksik günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde dava dilekçesinin yargı yanlışlığı yolu nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Somut olayda Mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde usta öğretici olarak puantaj cetvellerinde belirtilen saatler kadar, ders ücreti karşılığı çalışmış olan davacının, ay içerisindeki toplam çalışma saatine göre aylık çalışma günü hesaplanmak suretiyle, sigortalı hizmet olarak Kuruma bildirimi yapılmış olup, iş bu dava ile davacı, çalışmalarının tam süreli olarak kabulü ile ayda 30 gün üzerinden bildirim yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davanın 5510 sayılı Kanunun 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun Geçici 7. maddesi hükmünde Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümleri 506 sayılı Kanunu'nun 79. maddesidir.
506 sayılı Kanunun 134. maddesinde; Bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği hükme bağlanmış olup, uyuşmazlığın 506 sayılı Kanundan kaynaklanması karşısında davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin kabulü gerekir.
Açıklanan sebeplerle, mahkemenin, işin esasına girerek hasıl olacak sonuca göre karar vermesi gerekirken uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğundan bahisle dava dilekçesinin yargı yanlışlığı yolu nedeniyle reddine karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy