(2926 S. K. m. 2, 5, 9, 10, 36) (1479 S. K. m. 53)
Dava: Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile anılan sigortalılığın geçerli olduğuna ve tahsis talep tarihinden itibaren aylık bağlanarak yasal faizi ile ödenmesi gerektiğine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtilen sebeplerle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 2. maddesinde Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu Kanuna göre sigortalı sayılacakları kabul edilmiştir. Anılan Kanunun 5. maddesi yasada öngörülen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağını ve sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceğini ve kaçınılamayacağını 9. maddesi bu kanuna göre sigortalı sayılanların 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmamaları halinde tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılacağını 4956 Sayılı Yasayla mülga 2926 Sayılı Yasanın 36. ve aynı yasayla değişik 1479 Sayılı Yasanın 53. maddeleri ise prim alacaklarının Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebileceğini düzenlemiştir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre; 01.12.1985 tarihi itibariyle 2926 Sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edilen davacının ilk defa 06.06.2003 tarihinde olmak üzere 2003 yılında 7, 9, 10 ve 11. aylarda, 2004 yılında 2, 9 ve 10. aylar hariç diğer tüm aylarda, 2005 yılında tüm aylarda, 2006 yılında 4. ay hariç diğer tüm aylarda, 2007 yılında 7 ve 11. aylar hariç diğer tüm aylarda, 2008 yılında 2 ve 3. aylarda olmak üzere prim ödemesinin bulunduğu, 24.03.2008 tarihli tahsis talebi üzerine Kurum yoklama memurları ile muhtar ve köy halkından iki kişinin imzasını içeren 03.04.2008 tarihli tutanakta, davacının İstanbul'da ikamet ettiğinin ve hasat mevsiminde yaşlı anne ve babasına yardımcı olmak için köye geldiğinin ve tarım işiyle uğraşmadığının belirtilmesi üzerine, sigortalılığın başlangıç tarihi itibariyle iptal edilip 14074 TL prim ödemesinin fazla ödeme kaydedildiği, dinlenen dört tanığın davacının İstanbul'a taşındığı tarihi farklı bildirmelerine karşın tümünün taşınma tarihinden bu yana köye anne babasına yardım amaçlı olarak geldiğini ancak taşınıncaya kadar ise çiftçilik yaptığını ifade ettikleri, Tapu Sicil Müdürlüğünce taşınmaz kaydının bulunmadığının bildirildiği, dosya kapsamına göre prim tevkifatının bulunmadığı gibi bu yönde herhangi bir iddia ve araştırmanın da olmadığı, Ziraat Odası kaydının ise 20.12.2004 tarihinden itibaren devam ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli olmayıp noksan tahkikata dayalı olarak yazılı şekilde tesis edilen hüküm usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Mahkemece, öncelikle davacının İstanbul'a hangi tarihte gittiği ve İstanbul'daki ikametinin sürekli olup olmadığı yöntemince araştırılıp açık ve net bir biçimde belirlenmeli, yine prim tevkifatı ve ürün teslimatı bulunup bulunmadığı yönünde gerekli araştırmalar yapılarak davacının tarımsal faaliyetine ara verip vermediği, bu yıllarda tarımsal faaliyette bulunmuşsa hangi ürünleri ektiği, ne kadar ürün elde ederek nerelere sattığı, tapuda kayıtlı taşınmaz mal varlığı bulunmadığına göre tarımsal faaliyete konu arazileri ne şekilde ve kimden temin ettiği, muhtardan ve ilgili kurumlardan araştırılmalı, ayrıca belirtilen hususlarda zabıta marifetiyle tahkikat yaptırılıp keza, varsa bu yöndeki kayıt ve belgeleri davacıya ibraz ettirilmeli, 2926 Sayılı Yasanın 10. maddesinde belirtilen kuruluş kayıtlarının bulunup bulunmadığı yönünde yazışmalar yapılmalı ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Herhangi bir delil elde edilemediği takdirde ise prim ödemelerinin karşılık geldiği süre Kurumdan sorulup gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle söz konusu sürelerde davacının isteğe bağlı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmeli, tahsis istemi de bu çerçevede değerlendirilip sonucuna göre hükme bağlanmalıdır.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy