(1479 S. K. m. 26) (4721 S. K. m. 2) (YHGK. 03.12.2008 T. 2008/10-732 E. 2008/736 K.)
Dava: Davacı, primini ödemiş olduğu, 14.03.1977-31.12.1996 tarihleri arasındaki dönemde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe Barutçu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davalı Kurumun davayı temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Davacının, bakkallık faaliyeti nedeniyle Bakkallar ve Bayiler Odası kaydına dayalı olarak 14.03.1977 tarihi itibarıyla tescil edildiği, 08.05.1997 tarih ve 4247 sayılı Yasaya göre 31.12.1996 tarihine kadar olan primlerin topluca tahsil edildiği, davacının 01.02.1975-10.10.1980 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin, 14.03.1977-21.01.2004 tarihleri arasında Bakkallar ve Bayiler odası kaydının bulunduğu, 1995/11 sayılı genelgeden faydalanma talebi üzerine, Kurumca vergi kaydı ile sınırlı olarak 14.03.1977-10.10.1980 tarihleri arasındaki dönemde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı kabul edildiği, diğer sigortalılık sürelerinin iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Talep; primi af kanunu ile ödenen 10.10.1980-31.12.1996 tarihleri arasındaki dönemde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin olup, Kayseri Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanlığının 18.02.2005 tarihli yazı içeriği de gözetilerek davacının vergi kaydına dayalı olarak kendi nam ve hesabına çalıştığı 14.03.1977-10.10.1980 tarihleri arasındaki dönemde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul eden Kurum işlemi yerinde ise de, 03.12.2008 tarih ve 2008/10-732 Esas, 2008/736 Karar sayılı Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca, davalı Kurum tarafından 31.12.1996 tarihine kadar olan primleri tahsil ederek nemalandırmasına rağmen, bu süreyi yıllar sonra iptal etmesi Medeni Kanun'un 2. maddesinde anlatımını bulan objektif iyi niyet kuralına aykırı olup, davanın kabulü yerine reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy