(506 S. K. m. 6, 79) (5510 S. K. Geç. m. 7)
Dava, davacının 14.01.2006-21.08.2006 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalılardan işverene ait olan işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamda belirtildiği şekilde; davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şengül Aygün Dündar tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava konusu dönemde davalı işyerinde geçtiği iddia edilen hizmetlere ilişkin olarak Kuruma davalı işyerinden verilen 14.06.2006 işe başlama tarihli işe giriş bildirgesi ile bu tarihten itibaren davacının işten ayrıldığı 21.08.2006 tarihine kadar kısmı bildirimlerinin bulunduğu, taraf tanıklarının tamamı bordro tanığı olup; davacı tanığının iddiayı doğrular nitelikte, davalı tanıklarının ise, Kuruma bildirilen çalışmaları doğrular nitelikte beyanlarda bulundukları anlatılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Kuruma bildirilmeyen sürelerde hizmet akdi ile çalışıldığına ilişkin tespit davalarında, davacı iddiasını her türlü delille ispat edebilir.
Açıklanan ilkeler ışığında, davacının çalışmalarının geçtiği iddia edilen tekstil işyerinin Ege Serbest/Bölge Müdürlüğü sınırları içerisinde bulunduğu, davacıya anılan müdürlükçe 12068 numaralı, 31.12.2006 tarihine kadar geçerli olan giriş izin belgesi verildiği, ayrıca, davalı işverene ait işyerinden davacıya personel kimlik kartının verildiği anlaşılmakla; Mahkemece, Ege Serbest Bölgesi Müdürlüğü'nden anılan müdürlükten verilen giriş izin belgesi eklenmek suretiyle, bu belgenin davacıya verildiği tarih sorulup tespit edilmeli, ayrıca davalı işverene ait işyerinden verilen personel kimlik kartının veriliş tarihi araştırılmalı, işverenin vereceği cevabın doğruluğu, diğer çalınanların ise giriş tarihleri ve verilen kimlik kartlarının numaralarıyla karşılaştırılıp kontrol edilip araştırılmalı; böylece, dava konusu döneme ilişkin gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy