(506 S. K. m. 80, 85, Geç. m. 85) (4958 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Davacı vekili, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur. Hükmün, taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T.Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-) Davalı SGK Başkanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Mahkemece davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olup, avukatlık ücreti, yargılama gideri, karar ve ilam harcı konusunda Kurum aleyhine herhangi bir hata da bulunmadığı belirgin olmakla, davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin, temyiz yoluna başvurulmasında hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
01.10.1979 - 30.09.2000 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında 1292 günlük zorunlu sigortalılığı bulunan davacının, 540 güne karşılık gelen askerlik borçlanması tutarını 12.03.1991 tarihinde ödediği, 4958 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin (K) fıkrası hükmünden yararlanmak için 24.09.2003 günü Kuruma yönelttiği yazılı başvuru üzerine sigorta prim borçları yeniden yapılandırılarak 02.10.2003 tarihli yazı ile borcunun kendisine bildirildiği ve 28.10.2003 gününden itibaren çeşitli tarihlerde prim ödemelerini gerçekleştirdiği, emeklilik hakkını kazanıp kazanmadığının bildirilmesi talebini içeren 02.10.2006 tarihli dilekçesine Kurumca olumsuz cevap verilmesi üzerine, yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemiyle işbu davanın açıldığı anlatılmakta olup; yargılama adamasında Kurum tarafından mahkemeye gönderilen cevap yazısında davacının, anılan Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalılığının ilk 01.02.1996 günü itibarıyla başlatılıp, prim ödemelerine dayalı olarak aralıklarla sürdürülerek sonlandırıldığı bildirilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 85. maddesinde, isteğe bağlı sigorta primlerinin ödenmemesi, isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiren neden olarak öngörülmemiş iken, anılan maddede, 01.05.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4842 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılarak, isteğe bağlı sigorta primini art arda üç ay ödemeyenlerin isteğe bağlı sigortalılıklarının, primi ödenmiş son ayın bitiminden itibaren sona ereceği hüküm altına alınmıştır. 506 sayılı Kanuna, 01.05.2003 günü yürürlüğe giren 4842 sayılı Kanunun 34. maddesi ile eklenen geçici 85. maddenin (c) bendinde ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce isteğe bağlı sigortalı olup, Kuruma prim borcu bulunanların, bu Kanunun yürürlük gününden itibaren altı ay içinde prim borçlarını gecikme zammı ile birlikte ödemeleri durumunda sigortalılıklarının süreceği, ancak, bu süre içinde borcun ödenmeyen bölümüne ait sürelerin hizmetten sayılmayacağı açıklanmıştır. Anılan düzenlemeler sonrasında kanun koyucu tarafından kabul edilerek 06.08.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmakla yürürlüğe giren 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun geçici 1. maddesinin (K) fıkrasında da; 506 sayılı Kanunun 85. maddesine göre isteğe bağlı olarak devam eden sigortalıların, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen otuz gün içinde Kuruma yazılı başvurmaları durumunda, 30.06.2003 tarihi itibarıyla prim ve gecikme zammı borçlarının yeniden yapılandırılarak belirleneceği, taksitlendirme anlaşması yapılan borçluların, ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılı içinde art arda üç kez yerine getirmemeleri durumunda bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkını kaybedecekleri, yapılandırma isteminde bulunup, anılan yükümlülüğü yerine getiren isteğe bağlı sigortalılar hakkında 506 sayılı Kanunun geçici 85.maddesinin (c) bendi hükmünün uygulanmayacağı, Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde 506 sayılı Kanunun 85. maddesinin (D) bendinin (c) alt bendine göre isteğe bağlı sigortalılığı sona erenlerden istemde bulunanlar hakkında da bu hükmün Uygulanacağı belirtilmiş, yapılacak başvuru süresini otuz güne kadar uzatmaya, Kurum Yönetim Kurulu yetkili kılınmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ve düzenlemeler ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; davacının yasal süresi içinde Kuruma başvurarak 4958 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin (K) fıkrası gereğince sigorta prim borçları yönünden yeniden yapılandırma isteminde bulunduğu belirgin ise de, dosyada davayı aydınlatacak yeterli bilgi ve doküman bulunmamaktadır. Bu bakımdan; davacının isteğe bağlı sigortalılık belgelerini de içeren kişisel sicil dosyası getirtilmeli, Kurumca benimsendiği için taraflar arasında çekişme konusu dışında kalan 506 sayılı Kanuna tabi tüm sigortalılık süresi, tarihleriyle birlikte ortaya konulmalı, prim ödeme tutar ve tarihleri açıklıkla belirlenmeli, taraflar arasında düzenlenen taksitlendirme anlaşması uyarınca prim borçlarının yasal süresinde ödenip ödenmediği, ödeme yükümlülüğünün bir takvim yılı içinde art arda üç kez yerine getirmeme olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmalı, konuda uzman farklı bilirkişiden yöntemince düzenlenmiş, aydınlatıcı, denetime elverişli rapor alınarak yasal düzenlemeler karşısında geçerli sayılması gereken isteğe bağlı sigortalılık süreleri belirlenmeli, sonrasında yanlılık sigortası hükümleri kapsamında aylık bağlama koşullarına ilişkin irdeleme yapılarak elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: 1-) Temyiz yoluna başvurmada hukuki yaran bulunmayan davalı Kurum vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
2-) Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 24.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy