(1479 S. K. Ek m. 11, Ek m. 13, Ek m. 17)
Dava: Dava, tedavi giderlerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1479 sayılı Kanunun; Sağlık sigortasının kapsamı başlıklı Ek 11. maddesinde, sigortalığı devam edenler ile eş ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları, ana ve babalarının sağlık sigortası yardımlarından yararlanacağı, Sağlık yardımının kapsamını belirleyen Ek 13. maddesinde, sağlık sigortası yardımlarının, hastalık durumunda muayene, teşhis, tedavi ve sağlık müessesesine yatırılma hallerini kapsayacağı, Sağlık hizmetleri giderlerinin karşılanması başlıklı Ek 17. maddesinde ise, sağlık hizmetlerinin gerektirdiği giderlerin, Sağlık Bakanlığı'nın yataklı tedavi kurumları için belirlediği fiyat tarifesini geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bağ-Kur Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliği'nde de aynı düzenlemeler yer almaktadır.
1479 sayılı Kanunda yer alan bu düzenlemelere göre, sağlık hizmeti giderleri; Sağlık Bakanlığı, Mahalli idareler, Üniversiteler, Kamu İktisadı Teşekküllerinin yataklı tedavi kurumlarında yapılacak muayene, tedavi, tahlil, müdahale ve ameliyat tedavilerine ait fiyat tarifeleri esas alınarak Kurum tarafından ilgili kuruluşlara ödenir. Diğer sağlık kuruluşlarında yapılan tedavilerde ise, Sağlık Bakanlığı'nın resmi sağlık kuruluşları için belirlediği ücret tarifeleri esas alınır ve tarifeyi aşan kısmın da ilgili tarafından karşılanması gerekir. Bir başka ifade ile sağlık hizmeti giderinin, acil veya sevk olsun ya da olmasın (protokol yapılmamış) diğer sağlık kuruluşlarında yapılan tedavi ve diğer giderlerin, belirtilen Sağlık Bakanlığının resmi sağlık kuruluşları için belirlediği ücret tarifeleri dikkate alınarak, Kurum tarafından karşılanması gerekir.
Ancak dava konusu somut uyuşmazlık açısından yapılacak değerlendirmede; davacının eşi İ. A.'nın Bağ-Kur sigortalısı iken trafik kazası geçirdiği belirtilmiş ise de, sigortalılık durumu açısından mahkemece bir belirleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının esinin sigortalılık durumu araştırılmalı, davalı Kurumca sağlık yardımının sağlanması gerektiği konusunda açıkça belirleme yapıldıktan sonra anılan ilkeler doğrultusunda hüküm oluşturulmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, 07.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy