(506 S. K. m. 68, 121) (4958 S. K. m. 47)
Dava: Dava, davalıya fuzulen yapılan ödemelerin istirdadı için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve 14.456, 29 TL'nin çekim tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Karar: Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve N. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalıya, 23.10.1964 tarihinde vefat eden babasının sigortası üzerinden, 01.06.1987 tarihli talebi üzerine bağlanan ölüm aylığı, davalının 01.09.1987 tarihinden itibaren Emekli Sandığından yaşlılık aylığı almaya başlaması üzerine kesilerek, 15.09.1987-23.02.2005 tarihleri arasında ödenen aylıklar borç kaydedilerek, icra takibi başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Davacının Emekli Sandığına tabi hizmetleri Genel Kurmay Başkanlığı Harp Akademisi Komutanlığı sivil memuru olarak 01.09.1964-01.09.1987 tarihleri arasında çalışmış ve 01.09.1987 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başlamıştır.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun ölüm sigortası hükümlerinin düzenlendiği bölümü içerisinde yer alan ve Eş ve çocuklara aylık bağlanması başlığını taşıyan 68'inci maddesi olup, hak sahibi kız çocuğu yönünden maddenin (VI) numaralı bendinde; sigortalının kız çocuklarına bağlanan aylıklar Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya buralardan gelir veya aylık almaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takip eden devre başından itibaren kesileceği belirtilmiştir. Bu aşamada, aylık ve gelir alma olgusu nedeniyle kesilmesi gereken aylığın devamı sonucu yapılan yersiz ödemelerin ilgililerden geri alınmasının hukuki dayanak ve ilkelerinin saptanması gerekmektedir. Konuya ilişkin 506 sayılı Kanunun Sigorta yardımlarının haczedilemeyeceği, yanlış ve yersiz ödemelerin tahsili başlığını taşıyan 121'inci maddesine 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 47'nci maddesi ile eklenen ikinci fıkrada; yanlış ve yersiz ödendiği anlaşılan her türlü gelir, aylık ve sigorta yardımlarının 84'üncü maddenin son fıkrası saklı kalmak kaydıyla, ilgililerin sonraki her çeşit istihkaklarından kesilmek suretiyle geri alınacağı, Kurumun genel hükümlere göre takip hakkının saklı bulunduğu açıklandığı halde, yersiz ödeme durumunda geri verme yükümünün kapsamı belirlenmediği gibi, söz konusu Kanun içeriğinde bu konuda herhangi bir düzenlemeye de yer verilmemiştir. 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Yersiz ödemelerin geri alınması başlıklı 96'ncı maddesinin birinci fıkrasında ise, Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. hükmü öngörülmüştür. Söz konusu Kanunun geçici maddelerinde, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğine işaret eden herhangi bir kural da bulunmadığından, sonuç olarak 96'ncı madde düzenlemesinin, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacaklarına ilişkin süregelen uyuşmazlıklara uygulanması zorunludur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında, inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; sigortalı babası üzerinden kendisine ölüm aylığı bağlandıktan sonra yaşlılık aylığı alan davalıya uyuşmazlık konusu dönemde yapılan ödemelerin yersiz olduğunu bilebilecek durumda olduğu belirgin bulunmakla ödenenlerin yasal faizi ile geri alınabileceği açık olduğu gibi, sorumluluğun kapsamına ilişkin olarak da; 5510 sayılı Yasanın 96/a bendi kapsamında istirdada konu alacak miktarının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy