(506 S. K. m. 79)
Dava: Dava; davalı işverene ait işyerinde Kasım 1996-Ağustos 1999 ile Ağustos 2000-Kasım 2001 ve Mayıs 2003-Haziran 2004 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalışıldığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece; ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Y. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Mahkeme, davacının 2001 Kasım öncesine ait tespit talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 2003 Mayıs ayından sonraki döneme ilişkin talebinin ise sübut bulmadığından reddine karar vermiştir.
Davacının 2001 Kasım öncesine ait talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin mahkemenin red gerekçesinde bir isabetsizlik yoksa da, 2003 Mayıs-2004 Haziran dönemine ilişkin olarak mahkemenin vermiş olduğu red kararı eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu bulunduğu açıktır. Bu nedenle, sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu yeterince araştırılmalı; varsa işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası getirtilmeli; talebe konu dönemde davalı kurum tarafından yoklama memurları veya müfettişleri tarafından yapılmış varsa tahkikat raporları, tespit tutanakları gibi kayıt ve belgeler celbedilmeli, duruşmada dinlenen davacı tanıklarının bordro tanığı olmadıkları anlaşıldığından öncelikle dönem bordrolarında adı geçenlerin tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, kolluk marifetiyle komşu işyeri sahip ve çalışanları tespit edilerek aralarından re'sen seçilenlerin tanıklıklarına başvurularak davacı ve davalı tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeye çalışılmalı, elde edilecek veya ibraz edilecek tüm kanıtlar hep birlikte değerlendirilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 01.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy