(5510 S. K. Geç. m. 7) (506 S. K. m. 79)
Dava: Dava, davacının davalıya ait işyerinde, satış elemanı olarak 15.3.1997-01.4.2006 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. P. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun geçici 7/1. maddesi uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi olduğu kabul edilmelidir.
Her türlü delil ile kanıtlanabilecek hizmet tespiti davalarında izlenecek yol, öncelikle iddia edilen dönemde böyle bir işyerinin faal olup olmadığının araştırılması, işveren nezdindeki çalışmayla ilgili belgelerin getirtilmesi, sigortalının imzasını içerenler yönünden imzasının kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelenmesiyle saptananlardan yine sigortalıca hata-hile-ikrah durumu ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi aynı değerdeki yazılı delillerle kanıtlanmalı, kayıtlarda gözükmeyen çalışmaların neden kayıtlara geçmediği yöntemince araştırılmalı, yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden bordro tanıkları ile aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan işverenler ve bunların çalıştırdıkları kişilerin bilgilerine başvurulmalı, tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde işyerinin kapasitesi ve niteliği nazara alınmalıdır.
Somut olayda, işyerinin bir konfeksiyon mağazası olduğu, davacının davalı işyerinden bildirilen hizmetinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak işyerinin faal olduğu dönem hakkında bir araştırma yapılmamıştır. Gerek davalı Kurumdan varsa 506 sayılı Kanun kapsamına alınma tarihi, gerekse ilgili vergi dairelerinden vergi mükellefiyet dönemi araştırılmalı, bu yönde davacı vekilinin, işyerinin davalının henüz öğretmenlik yaptığı, emekli olmadığı dönemde kayden annesi üzerinde görüldüğü yönündeki beyanı da dikkate alınmalıdır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen fiili ve hukuki durumlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan S. Giyim-A. Gün'e iadesine, 17.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy