(2004 S. K. m. 67) (506 S. K. m. 68)
Dava: Davacı Kurum, yersiz ödenen ölüm aylıklarının tahsiline yönelik icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkeme, itirazın iptaline ilişkin isteğin kısmen kabulüne, icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine karar vermiştir.
Karar: Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M.T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda, davalıya, 01.03.2002 tarihi itibariyle SSK'lı babadan dolayı ölüm aylığı bağlanarak 22.12.2005 tarihine kadar 13323,68 TL ödemede bulunulduğu, 17.06.2002 tarihli beyan ve taahhüt belgesi mevcut olup Emekli Sandığı'na ilişkin herhangi bir bilgiyi içermediği, davalıya 01.07.1975-15.03.1999 arası dönemdeki çalışmaları dolayısıyla Emekli Sandığı tarafından 15.03.1999 tarihi itibariyle bağlanan emekli aylığının halen devam ettiği, Emekli Sandığı'ndan bağlanan aylık nedeniyle davalıya bağlanan ölüm aylığının baştan itibaren iptal edilip, 01.03.2002-22.12.2005 arası dönemde ödenen 13323,68 TL asıl alacak 5045,49 TL işlemiş faiz ve 5 TL masrafın icra yoluyla tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasanın 68/I-C-a maddesi, aylık bağlanma koşulları yönünden ...evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve Sosyal sigortaya, Emekli sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına aylık bağlanması olanağı öngörmüş olup; davalının ölüm aylığı bağlandığı tarihte emekli aylığı almakta olduğu, bu nedenle de ölüm aylığı bağlanma koşullarına sahip olmadığı gözetilerek, davanın talep gibi kabulüne karar verilmesi gerekirken, 29.07.2003 tarihli 4958 Sayılı Yasanın 35. maddesiyle değişik 506 Sayılı Yasanın 68/VI. maddesi hükmü dikkate alınarak değişiklik sonrası asıl alacak tutarı yönünden davanın kısmen kabulüne, inkar tazminatına yönelik istemin reddine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde; davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 22.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy