(2004 S. K. m. 67) (506 S. K. m. 68, Geç. m. 91) (4958 S. K. m. 35) (818 S. K. m. 66) (5510 S. K. m. 96)
Dava: Dava, davalıya yapılan yersiz ölüm aylıklarının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Y.S. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacıya, ölen babası nedeniyle 21.01.1995 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmış: 01.01.1988-31.12.1995 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa kapsamında Tarım Sigortalısı, 18.03.1996-08.04.1996 tarihleri arasında 15 gün zorunlu SSK sigortalısı, 01.07.1996 - 31.12.2002 tarihleri arasında isteğe bağlı SSK sigortalısı olması nedeniyle davacıya yaşlılık aylığı bağlandığının belirlenmesi üzerine, ölüm aylığı kesilmiş ve 21.01.1995 - 19.03.2005 tarihleri arasında yersiz olarak ödendiği iddia edilen 11.604,55 TL davalı adına borç kaydedilerek, tahsili için icra takibine girişilmiştir.
506 sayılı Yasanın 68/I-C-a maddesi aylık bağlanma koşulları yönünden evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan kız çocuklarına aylık bağlanması olanağı öngörürken, aynı maddenin (VI) numaralı bendi, kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak çalışma ve evlenme halini kabul etmekteyken: 4958 sayılı Yasanın 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 35. maddesiyle, söz konusu (VI) numaralı bende buralardan gelir veya aylık almaya ibaresi eklenerek böylelikle Sosyal Sigortadan. Emekli Sandıklarından aylık veya gelir almaya başlama olgusu, hak sahibi kız çocuklarına bağlanan aylığın kesilme nedeni olarak benimsenmiştir.
506 sayılı Yasaya 02.07.2005 tarih, 5386 sayılı Yasanın 2. maddesiyle eklenen geçici 91. madde ise, 06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıklar; bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları halleri hariç olmak üzere geri alınmaz. hükmünü getirmiştir. Bu düzenleme de 506 sayılı Yasanın 68/VI maddesinin 4958 sayılı Yasa ile değiştirilen haline göre farklı düzenleme getirerek kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları halini aylık kesme nedeni olarak öngörmüş; geçici 91. maddenin altı ve yedinci fıkrasında ise; Bu maddenin birinci ve ikinci fıkrası gereğince, aylık veya gelirleri ödenmeye devam olunacak kız çocuklarının aylık veya gelirlerinin ödenmesine devam olunması için sahip olmaları gereken şartları, ilk kez veya yeniden 6.8.2003 tarihinden sonra haiz olan kız çocukları da aynı esas ve usullerle aylık veya gelir hakkından yararlandırılır. Kuralı yer almaktadır.
Somut olayda, davalıya yersiz ödenen aylıkların tahsili için 08.07.2005 tarihinde İzmir 9. İcra Dairesi'nin 2005/6413 sayı ile davalı aleyhine girişilen icra takibine, davalının süresi içinde yetki itirazında bulunması üzerine, itirazın iptali için açılan dava reddedilerek 13.06.2006 kesinleşmiş olup, Kurumca kesinleşen ilama göre, 19.06.2006 tarihinde Ödemiş 2. İcra Dairesi'nin 2006/2120 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine aynı borç nedeniyle icra takibine girişilmiştir. Anılan icra takibine davalı tarafından süresi içinde itiraz edilmesi üzerine iş bu dava açılmıştır. Mahkemenin, isteğe bağlı sigortalı olunan ve çalışılmayan sürelerde, babası nedeniyle ödenen ölüm aylıklarının istirdadının mümkün olmadığına ilişkin yaklaşımı, yukarda açıklanan yasal mevzuat çerçevesinde yerindedir. Ne var ki; davalının yaşlılık aylığı bağlanmasına esas alınan sigortalılık süresi zorunlu sigortalılık ile isteğe bağlı sigortalılık süresinin birleşiminden oluştuğu gözetildiğinde, davalının yaşlılık aylığı almaya başladığı tarihin belirlenerek, bu tarih sonrası ödenen ölüm aylığı var ise istirdadının mümkün olduğu hususunun gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur. Öte yandan yetkisiz icra dairesinde yapılan icra takibinin. Borçlar Yasası'nın 66. maddesi hükmünde öngörülen zamanaşımını kestiği nazara alınmaksızın, yazılı gerekçeyle istirdadı mümkün sürelerin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Kuşkusuz 5510 sayılı Yasanın 96. madde hükmü de gözetilmelidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy